AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim hazırlığı sözlerinin erken seçim mesajı olmadığını belirterek gündemi değerlendirdi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşkilatlara yönelik “önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz” sözlerinin erken seçim işareti olarak yorumlanmaması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan’ın siyasi anlayışında teşkilatların önemli bir yere sahip olduğunu belirten Çelik, seçimlerin hemen ardından dahi saha çalışmalarının sürdürüldüğünü söyledi. Bu nedenle söz konusu ifadelerin partinin rutin teşkilat faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, “Türkiye’nin gündeminde şu anda bir seçim yok” dedi.
Çelik, konut üretimi ve şehircilik çalışmalarının da orta ve uzun vadeli planlamalar çerçevesinde sürdüğünü belirtti. Bu başlıkların hükümetin olağan çalışma gündeminin bir parçası olduğunu kaydetti.
Yeni anayasa için tarihi sorumluluk vurgusu
12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümü sonrasında yeniden tartışılan anayasa konusuna da değinen Çelik, 1982 Anayasası’nın yerine yeni bir anayasa hazırlanmasını tarihi bir sorumluluk olarak nitelendirdi.
Darbelerin siyasi ve toplumsal hayatta bıraktığı izlerin tamamen ortadan kalktığını söylemenin mümkün olmadığını ifade eden Çelik, darbeleri, milleti korumak amacıyla verilen silahın millete karşı kullanılması olarak değerlendirdi.
Yeni anayasa çalışmalarının yalnızca maddelerin değiştirilmesiyle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirten Çelik, metnin öznesinin doğrudan millet olması gerektiğini söyledi. Çelik, vesayetçi ve darbeci anlayışın oluşturduğu anayasal atmosferin bütünüyle ortadan kaldırılmasını demokrasinin önündeki önemli görevlerden biri olarak tanımladı.
Gençlerle iletişim ve dış politika gündemi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlerle buluşmalarına da değinen Çelik, bu temasların güçlü şekilde devam ettiğini belirtti. Erdoğan’ın Türkiye’nin gelişimini Bandırma Vapuru’ndan TCG Anadolu’ya uzanan bir çizgiyle anlatmasını, Türkiye Yüzyılı hedeflerini özetleyen güçlü bir yaklaşım olarak değerlendirdi.
Bölgesel gelişmeler hakkında da konuşan Çelik, Hürmüz Boğazı çevresindeki sorunların ardından Babülmendep’te yaşanan gelişmelerin yeni bir risk alanı oluşturduğunu söyledi. Irak topraklarından Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları reddettiklerini ve kınadıklarını belirten Çelik, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğiyle dayanışma içinde olduklarını ifade etti.
Çelik, Irak makamlarının saldırıları kınayarak olayın aydınlatılması ve sorumluların belirlenmesi yönünde girişimde bulunmasını da olumlu karşıladıklarını dile getirdi. Bölgedeki mevcut istikrarsızlıklar sürerken yeni gerilim ve kaoslara yol açabilecek adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin diplomasi vurgusu
Türkiye’nin uluslararası sorunların çözümünde diplomasiye, müzakereye ve kurallara dayalı dünya düzenine önem verdiğini belirten Çelik, bu yaklaşımın bir zafiyet değil, ülkenin masadaki ve sahadaki gücünün farkında olarak yürütülen bir politika olduğunu söyledi.
Ege ve Doğu Akdeniz’de yeni gerilimlerin ortaya çıkmaması gerektiğini ifade eden Çelik, bölgesel meselelerin iç siyasetin parçası haline getirilmemesi çağrısında bulundu. Aksi yöndeki tutumların uluslararası düzeni daha karmaşık ve sorunlu bir döngüye sürükleyebileceğini kaydetti.
ABD’nin Güney Kıbrıs kararına tepki
ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik silah ambargosunu bir yıl daha kaldırma kararını da değerlendiren Çelik, bu adımın doğru olmadığını söyledi.
Silah ambargosunun adadaki dengelerin korunması, taraflar arasındaki gerilimin tırmanmaması ve müzakerelerin sağlıklı zeminde ilerlemesi açısından koruyucu bir işlev taşıdığını belirten Çelik, ambargonun kaldırılmasının iki taraf arasındaki güveni daha da zedeleyebilecek sonuçlar doğuracağını ifade etti.




