Doç. Dr. Nazlı Özkan, hormon yerine koyma tedavisinin uygun hastalarda fayda sağlayabildiğini, kanser öyküsünde kararın bireyselleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Nazlı Özkan, Haberler.com’da sunucu Melis Yaşar’ın konuğu olarak menopoz döneminde uygulanan hormon yerine koyma tedavisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özkan, tedavinin uygun hastalarda önemli yararlar sağlayabileceğini, ancak karar sürecinin her hasta için ayrı yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Hormon yerine koyma tedavisinin uzun süredir uygun hastalarda kullanıldığını aktaran Özkan, geçmişte bu tedavinin kanser ve kalp krizi riskini artırdığı yönünde yanlış değerlendirmeler yapıldığını ifade etti. Özkan, 60 yaşın altındaki ve son 10 yıl içinde menopoza girmiş kadınlarda tedaviden ciddi fayda görülebildiğini söyledi.
Tedavinin öncelikli amaçları arasında kalp ve damar sağlığıyla kemik yapısının korunmasının bulunduğunu belirten Özkan, uzun vadede ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının azaltılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Kanser öyküsü bulunan kadınlarda hormon tedavisine ilişkin kararın standart biçimde verilemeyeceğini vurgulayan Özkan, değerlendirmede tümörün hormon reseptör özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini dile getirdi. İleri evredeki veya hormona duyarlı bazı tümörlerde tedavinin hastalığı tetikleyebileceğini belirten Özkan, bazı yumurtalık kanseri türlerinde de hastalığın yeniden ortaya çıkma riskinin söz konusu olabileceğini ifade etti.
Ailede meme kanseri bulunmasının tek başına hormon yerine koyma tedavisine engel olmadığını söyleyen Özkan, daha önce meme kanseri geçiren hastalarda ise farklı bir yaklaşım uygulandığını aktardı. Hormon reseptörü pozitif meme kanserinde nüks riski nedeniyle sistemik hormon tedavisi kullanılmadığını belirten Özkan, üçlü negatif meme kanseri vakalarında da sistemik hormon tedavisi verilmediğini söyledi.
Hormon tedavisi uygulanamayan kadınların alternatiflerden yoksun olmadığını da belirten Özkan, menopoz döneminde görülen şikayetleri hafifletmek amacıyla hormon içermeyen farklı tedavi seçeneklerinin bulunduğunu kaydetti.




