54. İstanbul Müzik Festivali, tarihi atmosferde müziğin güzelliklerini sundu. Kapalıçarşı ve Süreyya Operası’nda unutulmaz konserler gerçekleşti.
54. İstanbul Müzik Festivali, bu yıl da tarihi atmosferiyle dikkat çekti. Kapalıçarşı’da gerçekleştirilen “Ânın Güzellikleri” konseri, festivalin teması olan tarihi zenginliklerden ilham alarak müziğin farklı coğrafyalar ve zamanlar arasındaki köprüleri kurdu. İtalyan Rönesansı’ndan Osmanlı ve İran repertuarlarına kadar uzanan eserlerle dolu bu etkinlikte, Setar virtüözü ve besteci Kiya Tabassian’ın liderliğindeki Constantinople topluluğu, ünlü tenor Marco Beasley ile sahne aldı. Beasley, bu konserle birlikte son performansını sergilediğini duyurduğunda izleyiciler arasında hem hayret hem de üzüntü yarattı. Kiya Tabassian, Didem Başar (kanun), Patrick Graham (perküsyon), Judith Steenbrink (barok keman), Fabio Accurso (lavta), Marco Ferrari (flüt ve ney), Michel Angers (theorbo) ve Neva Özgen (kemençe) gibi uluslararası sanatçılarla birlikte, farklı kültürlerin müziklerini bir araya getirerek büyük bir beğeni topladı.
Festivalin bir diğer önemli etkinliği ise Süreyya Operası’nda gerçekleşen “Festival Buluşması” konseriydi. Bu özel etkinlik, çağımızın önde gelen tenorlarından Ian Bostridge ile yeni neslin yetenekli sesi mezzo soprano Feride Büyükdenktaş’ı bir araya getirdi. 22 Haziran akşamı düzenlenen konserde, Büyükdenktaş, C. Debussy ve C. Schumann eserlerini seslendirirken, Bostridge R. Schumann’ın eserlerini piyanist Saskia Giorgini eşliğinde yorumladı. Feride Büyükdenktaş, Kian Ravaei’nin düzenlediği anonim eser “Sarı Gelin” ile Maud Irving’in bestesi “Wildwood Flower”ın Türkçe seslendirişinin dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Konser, iki sanatçının birlikte söylediği F. Schubert’in “Nacht und Traume / Gece ve Rüyalar” eseriyle sona erdi.
Dünyanın önde gelen opera sahnelerinde boy gösteren Ian Bostridge ve piyanist Saskia Giorgini’nin İstanbul’daki performansı büyük bir heyecan yarattı. Bostridge, her notayı ve kelimeyi özenle yorumlayarak izleyicileri etkiledi. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Anasanat Dalı öğretim üyesi Prof. Şebnem Ünal, konserin ardından yaptığı değerlendirmede, “Büyükdenktaş, Debussy’nin eserlerini seslendirirken diksiyonu ve ifadesiyle dinleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Sarı Gelin türküsündeki duygusal derinlik, ana dilinde söylemenin verdiği hazzı hissettirirken, iki sanatçının uyumu da dikkat çekiciydi,” ifadelerini kullandı.
Festivalin sona yaklaşmasıyla birlikte, Viyana Senfoni Orkestrası da İstanbul’da iki konser vermeye hazırlanıyor. 23 ve 24 Haziran tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi Opera salonunda sahne alacak olan orkestra, daimi şefi Petr Popelka yönetiminde, ünlü piyanist Bruce Liu ile Beethoven’ın “3. Piyano Konçertosu”nu seslendirecek. 24 Haziran’daki konserde ise ödüllü çellist Kian Soltani, Dvořák’ın “Viyolonsel Konçertosu, Op.104” eserini yorumlayacak. Bu konserlerin öncesinde, Aydın Büke ve Füsun Özgüç tarafından “Dvořák’ın Amerika Yılları” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilecek.




