DEM Parti’den anadilde eğitim için yasal güvence çağrısı

DEM Parti, eğitim sistemindeki krizlere dikkat çekerek anadilde eğitim hakkının yasal ve anayasal güvenceye alınması çağrısında bulundu.

ANKARA – DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de eğitim sisteminin çocuk yoksulluğu, yetersiz bütçe, eğitimin ticarileşmesi, çocukların çalışma hayatına itilmesi ve cinsiyetçi uygulamalar gibi çok sayıda sorunla karşı karşıya bulunduğunu belirtti. Komisyon, bu sorunların aşılması için atılabilecek önemli adımlardan birinin milyonlarca çocuğa anadilde eğitim olanağı sağlamak olduğunu bildirdi.

Açıklamada, başta Kürt çocukları olmak üzere çok sayıda çocuğun eğitim hayatına kendi dilinde öğrenim görme hakkından yoksun başladığı ifade edildi. Anadilde eğitimin çocukların kimlikleri, dilleri ve kültürleriyle özgür bireyler olarak gelişmeleri açısından temel bir güvence olduğu vurgulandı.

Türkiye’nin son iki yılda önemli bir siyasal ve toplumsal süreçten geçtiğine dikkat çekilen açıklamada, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin herkesin doğuştan sahip olduğu haklarla eşit ve onurlu yurttaşlık temelinde bir arada yaşayacağı demokratik bir düzeni hedeflediği kaydedildi.

Demokratik ve çoğulcu bir toplum düzeninin, farklı dil ve kültürlerin haklarının güvence altına alınmasıyla mümkün olabileceği belirtilen açıklamada, anadilde eğitim hakkının yasal ve anayasal güvenceye kavuşturulmasının barış ve demokratik dönüşüm açısından kritik olduğu ifade edildi. Anadili temelinde eğitim hakkının, hem nitelikli eğitime erişim hem de toplumsal barış bakımından gerekli olduğu kaydedildi.

Komisyon, mevcut iki saatlik seçmeli ders uygulamasını uzun yıllara yayılan mücadelenin önemli bir kazanımı olarak değerlendirdi. Ancak bu uygulamanın yeterli olmadığı belirtilerek, bir sonraki adımın anadilinin eğitim dili olarak kabul edilmesi ve bu hakkın kalıcı biçimde güvenceye alınması gerektiği savunuldu.

Açıklamada ayrıca son dönemde Kürtçe çalışan dil kurumlarına ve Kürtçe konuşan kişilere yönelik baskı ve saldırıların toplumsal gerilimleri artırdığı ileri sürüldü. Bu tür girişimlerin önüne geçilmesinin, diller arasında gerçek eşitliğin sağlanmasıyla mümkün olacağı belirtilirken, anadili hakkının toplumu bölmek yerine bir arada tuttuğu ifade edildi.

DEM Parti, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi olmak üzere kamu kurumlarını, sivil yapıları ve toplumu anadilde eğitim hakkının tanınması için sorumluluk almaya çağırdı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu