Danfoss Data Center Day’de yapay zekânın veri merkezleri üzerindeki enerji ve soğutma etkisi, sürdürülebilirlik ve yeni nesil çözümlerle ele alındı.
Danfoss Data Center Day, 23 Eylül’de İstanbul’daki MEXT’te düzenlendi. İstanbul Danimarka Başkonsolosluğu iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinde ortaya çıkan artan enerji tüketimi ve soğutma ihtiyacı değerlendirildi.
Yapay zekâ kaynaklı yüksek işlem kapasitesi, veri merkezlerinin tasarımında soğutma sistemlerini kritik bir konuma taşıyor. Etkinlikte bu dönüşüm doğrultusunda daha verimli, sürdürülebilir ve gelecekteki ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek veri merkezlerinin nasıl tasarlanabileceği ele alındı. Danimarka’nın enerji verimliliği ve atık ısı geri kazanımı konusundaki deneyimi Türkiye’deki sektör temsilcileriyle paylaşılırken, hava ve sıvı soğutma, güç dönüşümü, hidronik teknolojiler ve atık ısının yeniden kullanımı gibi başlıklar gündeme geldi.
Sıvı soğutma veri merkezleri için önem kazanıyor
Viegand Maagøe Kurumsal Yönetim ve Kamu İlişkileri Uzman Danışmanı Jakob Byg Hornbek, yapay zekâ odaklı projelerde sıvı soğutmanın artık göz ardı edilemeyecek bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Sıvı soğutmanın yalnızca yüksek ısı yüklerinin yönetilmesini sağlamadığını belirten Hornbek, veri merkezlerinde ortaya çıkan atık ısının da ekonomik bir kaynağa dönüştürülebileceğini ifade etti.
Hornbek’e göre bu altyapının proje tamamlandıktan sonra eklenmesi yüksek maliyet oluşturabileceği için veri merkezlerinin en baştan sıvı soğutmaya uygun biçimde tasarlanması gerekiyor. Atık ısının değerlendirilebilmesi için tesislerin, bu enerjiyi kullanabilecek sanayi bölgeleri ve alıcılara yakın konumlandırılmasının önemine dikkat çeken Hornbek, topluma katkı sağlayan projelerin kamuoyu ve politika yapıcılarla daha güçlü bir iletişim kurabildiğini belirtti.
Danfoss Hiper Ölçekli Veri Merkezleri Portföy Yöneticisi Prunelia Stuart ise yapay zekânın veri merkezlerinin enerji profilini değiştirdiğini ve soğutma kararlarının her projede stratejik önem taşıdığını dile getirdi. Sıvı soğutmanın giderek daha fazla öne çıktığını aktaran Stuart, en uygun yaklaşımın her zaman tek bir teknolojiye dayanmadığını, hava ve sıvı soğutma çözümlerinin birlikte kullanılmasının daha verimli ve dayanıklı yapılar oluşturabileceğini söyledi.
Bu ölçekteki yatırımların yatırımcı, tasarımcı, işletmeci ve teknoloji sağlayıcılarının ortak değerlendirmesiyle planlanması gerektiğini vurgulayan Stuart, Danfoss’un sektör paydaşları arasındaki iş birliği ve diyaloğa katkı sunmaya hazır olduğunu kaydetti.
Danfoss’un çözüm portföyü genişliyor
Danfoss, veri merkezlerinin değişen ihtiyaçlarına yönelik hava ve sıvı soğutma sistemlerinin yanı sıra güç dönüşümü ve atık ısı geri kazanımı çözümleri de sunuyor. Yüksek yoğunluklu yapay zekâ iş yükleri için geliştirilen CoolTrain™ sıvı soğutma çözümleri, yüksek ısı transferi sağlayan ısı eşanjörleri, HVAC ekipmanlarına yönelik Alsmart® akıllı kontrol platformu ile AB-QM ve NovoCon® ürünleri bu portföyde öne çıkıyor.
Chiller sistemlerinde uzun vadeli güvenilirlik sağlayan Turbocor® yağsız kompresör teknolojisi ile enerji verimliliği, siber güvenlik ve akıllı izleme özelliklerini bir araya getiren iC7-HVACR sürücü teknolojisi de Danfoss’un uçtan uca çözüm yaklaşımını tamamlıyor. Şirket, veri merkezlerinin artan enerji ve soğutma gereksinimlerine yanıt verecek teknolojilere ve sektörün büyümesine yönelik yatırımlarını sürdürdüğünü belirtiyor.
Sektör paydaşları dönüşüm gündemini değerlendirdi
Danfoss Data Center Day, veri merkezi yatırımcıları ve geliştiricilerinin yanı sıra finans ve yatırım uzmanlarını, kamu ve diplomasi temsilcilerini, mühendislik ve danışmanlık şirketlerini, telekomünikasyon ve teknoloji sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlik, farklı paydaşların bilgi ve deneyim paylaşmasına olanak sağlarken veri merkezi sektöründeki dönüşüm başlıklarının ortak bir zeminde tartışılmasına imkân sundu.
Program kapsamında düzenlenen ilk panelde, “Yapay Zekâ Çağında Veri Merkezi Tasarımı ve Soğutma Stratejileri” başlığı altında yapay zekânın tasarım süreçleri ve soğutma tercihleri üzerindeki etkisi değerlendirildi. Mühendislik, danışmanlık ve teknoloji alanlarından uzmanların katıldığı oturumda farklı çözüm yaklaşımları ele alındı.
“Türkiye’nin Veri Merkezi Ekosistemi: Sürdürülebilir Büyüme ve Dijital Gelecek” başlıklı ikinci panelde ise Türkiye’deki veri merkezi yatırımları, kamu politikaları ve sektörün dijital dönüşümdeki geleceği konuşuldu. Telekomünikasyon, kamu kurumları ve uluslararası pazar araştırma kuruluşlarından temsilcilerin yer aldığı oturumla, Türkiye’deki veri merkezi ekosisteminin gelişim dinamikleri değerlendirildi.




