Tuncer Bakırhan, DEM Parti Diyarbakır İl Kongresi’nde sürecin başarıya ulaşması için dayanışma, örgütlenme ve kararlı mücadele çağrısı yaptı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Diyarbakır 3. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada barış süreci, Kürtlerin demokratik hakları, bölgesel gelişmeler ve Türkiye’nin ekonomik sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Diyarbakır halkına, Barış Anneleri’ne, gençlere, cezaevindeki tutuklulara ve kongreye katılan konuklara teşekkür eden Bakırhan, mücadelenin bugüne kadar ağır bedeller ödenerek sürdürüldüğünü söyledi.
Bakırhan, Türkiye’de devam eden sürecin öncelikle çatışma ve şiddet zemininden siyasi ve hukuki zemine geçişi hedeflediğini belirtti. Kürtlerin anadili, kimliği, kültürü, ifade özgürlüğü, yerel demokrasi ve ekonomik eşitsizlik gibi başlıkların henüz kapsamlı biçimde ele alınmadığını ifade eden Bakırhan, ilk aşamanın başarıyla tamamlanması halinde ikinci aşamada bu taleplerin gündeme alınacağını kaydetti.
“Sürecin başarıyla sonuçlanmasını istiyorsanız mücadele içinde olun” çağrısı yapan Tuncer Bakırhan, halkın sürecin denetleyici gücü olduğunu savundu. Bakırhan, DEM Parti üyelerine ve destekçilerine dayanışmayı güçlendirme, partiye ve mücadele arkadaşlarına sahip çıkma çağrısında bulundu.
Konuşmasında Abdullah Öcalan’ın rolüne de değinen Bakırhan, Öcalan’ın yalnızca Türkiye’de değil, Ortadoğu genelinde demokratikleşme ve halkların haklarının tanınması yönünde bir yaklaşım ortaya koyduğunu ileri sürdü. Kürtlerin yüzyıl sonra ilk kez “menüde değil, masada” olduğunu söyleyen Bakırhan, bu gelişmenin değerinin bilinmesi ve demokratik hakların güçlü biçimde savunulması gerektiğini belirtti.
Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki gelişmelere ilişkin de değerlendirme yapan Bakırhan, KDP ve YNK’ye bağlı peşmerge güçlerinin birleşmesini olumlu karşıladı. Bunun yeterli olmadığını ifade eden Bakırhan, bölgedeki tüm Kürt partilerinin katılımıyla demokratik bir birlik hükümeti kurulması gerektiğini söyledi. Kürtler arasındaki ortak kurumların ve ortak geleceğin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
İran’ın Kürt kentlerine yönelik politikalarını eleştiren Bakırhan, İran yönetimini Kürtlerin iradesini ve demokratik haklarını tanımaya çağırdı. İdam ve saldırı politikaları yerine demokrasi ve diyalog yolunun tercih edilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, Kürt kentlerinin hedef alınmamasını istedi.
Suriye’de Kürtlerin anayasal haklarına ilişkin yeni bir sürecin başladığını söyleyen Bakırhan, anadilde eğitim hakkının anayasal güvenceye alınması gerektiğini savundu. Kürtçe eğitimin sınırlı ve seçmeli uygulamalarla geçiştirilmemesi gerektiğini belirten Bakırhan, Suriye’deki gelişmeleri yakından izleyeceklerini ve bölgedeki Kürtlerle dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Türkiye’de halkın temel gündemlerinin ekmek, haysiyet ve gelecek olduğunu dile getiren Bakırhan, ekonomik sıkıntıların toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Asgari ücretlilerin geçinemediğini, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Bakırhan, ekonomik sorunların yanı sıra kimlik, inanç ve yaşam tarzlarına saygı gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
Bakırhan, DEM Parti’nin Kürtlerin yanı sıra emekçilerin, kadınların, gençlerin, Alevilerin ve tüm ezilenlerin partisi olduğunu söyledi. Türkiye’nin farklı halk ve inanç gruplarının eşit biçimde yaşayabileceği demokratik bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade eden Bakırhan, partisinin bu hedef doğrultusunda mücadele edeceğini belirtti.
Borsadaki gelişmeler nedeniyle mağdur olduğunu söylediği yaklaşık 500 bin yatırımcının durumuna da değinen Bakırhan, yetkilileri şeffaf bir soruşturma yürütmeye çağırdı. Küçük yatırımcıların zararlarının giderilmesi, el konulan varlıkların incelenmesi ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini savunan Bakırhan, sürecin kamuoyuna açık biçimde yürütülmesini istedi.
Barış sürecinin ilerleyebilmesi için karşılıklı adımların gecikmeden atılması gerektiğini belirten Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın yaşam ve iletişim koşullarının düzenlenmesi çağrısını yineledi. Sivil toplum kuruluşları ve basın mensuplarının İmralı’ya erişiminin sağlanması gerektiğini söyleyen Bakırhan, sürecin demokratikleşmeye evrilmesi için iktidar dahil tüm kesimlerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini belirten Bakırhan, insanların yaşamını yitirmediği, gençlerin gelecek planı yapabildiği ve herkesin dilini, inancını özgürce yaşayabildiği bir düzen kurulması gerektiğini söyledi. Cezaevindeki tutukluların, sürgünde yaşayanların ve çatışma ortamından etkilenen insanların toplumsal ve siyasal hayata katılımının önünün açılmasını istedi.
Kongrede seçilecek yeni yönetime başarı dileyen Bakırhan, DEM Parti’nin ilkelerinde taviz vermeden siyasette toplumun her kesimine ulaşan bir anlayış benimsemesi gerektiğini dile getirdi. Kürtler, kadınlar, gençler, engelliler, emekçiler ve farklı inanç gruplarıyla daha güçlü bağlar kurulması gerektiğini belirten Bakırhan, partisinin Türkiye’yi yönetmeye talip olduğunu söyledi.
Tuncer Bakırhan, hedefledikleri rejimin “Demokratik Cumhuriyet” olduğunu belirterek bunun Kürtlerin, Alevilerin ve tüm ezilenlerin eşit ve onurlu biçimde yaşayacağı bir sistem anlamına geldiğini ifade etti. Kayyım uygulamalarının, dil yasaklarının ve özgürlükleri sınırlayan politikaların sona erdiği bir ülke için mücadeleyi sürdüreceklerini söyleyen Bakırhan, Diyarbakır İl Kongresi’nin barış ve özgürlük mücadelesine katkı sunmasını diledi.
27 Eylül 2026




