Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15-18 yaş arası çocuklara yönelik infaz düzenlemelerinin değişeceğini duyurdu.
Suça karışan çocuklara uygulanan cezaların artırılması gerektiğine dikkat çeken Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15-18 yaş grubundaki çocuklar için infaz düzenlemelerinin gözden geçirileceğini bildirdi. Türkiye’de küçük yaşta işlenen suçlar, son dönemde sıkça tartışılan konular arasında yer alıyor.
Gürlek, Ankara Hakimevi’nde Doğu Anadolu Bölgesi milletvekilleriyle gerçekleştirdiği istişare toplantısında bu konuyu gündeme getirdi. Toplantıda, adliye ve personel ihtiyaçlarının yanı sıra vatandaşların taleplerinin de önemine vurgu yaptı.
Bakan Gürlek, “Bu toplantılar bizim için faydalı oluyor. Özellikle siz bölgeden, sahadan ihtiyaçları bize söylüyorsunuz, vatandaş gözüyle bölgenin bir ihtiyacı varsa, bir memnuniyeti, memnuniyetsizliği varsa biliyorsunuz.” şeklinde konuştu. Ayrıca, 12. Yargı Paketi üzerinde çalıştıklarını ve milletvekillerinin görüşlerinin kendileri için değerli olduğunu ifade etti.
Özellikle suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaların artırılması gerektiğini belirten Gürlek, “Son zamanlarda bazı olumsuz eylemler yaşandı. Verilen cezalar, toplumda cezasızlık algısı oluşturuyordu. 15-18 yaş aralığındaki çocukların, adam öldürme gibi ağır suçlardan dolayı yetişkinlerle aynı oranda ceza alması yönünde bir düzenleme yapıyoruz.” dedi.
Gürlek, mevcut infaz düzenlemesinin 15-18 yaş aralığındaki çocukların ceza sürelerinin 1 gün, 2 gün gibi kısa sürelerle sınırlı olduğunu belirterek, bu düzenlemeyi değiştireceklerini açıkladı.
Okullardaki çocuklarla ilgili de çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Bakan, “11 yaşından itibaren, suça karışmış çocukların gözlemlenmesi ve ailelerin ziyaret edilerek durumlarının kayıt altına alınması gerekiyor. Bu konuda Aile Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı ile ortak bir komisyon kurduk.” ifadelerini kullandı.
Sosyal medya düzenlemeleri hakkında da bilgi veren Gürlek, belirli suçlar için kimlik doğrulama sisteminin üzerinde çalışıldığını söyledi. Tüm vatandaşların kayıt altına alınması yönündeki iddiaların doğru olmadığını vurgulayan Gürlek, yalnızca belirli suçların soruşturulması kapsamında yargı makamlarının talebiyle kimlik bilgilerinin tespit edilmesinin hedeflendiğini belirtti.




