Oscar adayları, Venedik, Telluride ve Toronto festivallerinin ardından şekillenmeye başladı. La Bola Negra, TIFF’in en büyük ödülünü kazandı.
Sonbahar film festivalleri sezonu hız kazanırken Venedik, Telluride ve Toronto gösterimleri Oscar yarışının muhtemel adaylarını daha belirgin hale getirdi. Bazı filmler festival prömiyerlerinin ardından beklenmedik biçimde ivme kazanırken, kimi yapımların ödül umutları beklentilerin altında kalan tepkiler nedeniyle zayıfladı.
Telluride Film Festivali’nde sürpriz bir gizli gösterimle izleyici karşısına çıkan Elizabeth Holmes belgeseli You Can See Everything, sezonun en dikkat çekici çıkışlarından biri oldu. Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı yapım, eleştirmenlerden güçlü yorumlar aldı ve hem en iyi belgesel hem de en iyi film kategorilerinde yarışabileceği yönünde değerlendirmelere konu oldu. Filmin A24 tarafından 16 Ekim’de vizyona çıkarılması planlanıyor.
Oppenheim’ın Venedik’te gösterilen bir diğer filmi Primetime da ödül sezonunun konuşulan yapımları arasında. Chris Hansen ve “To Catch a Predator” projesinden esinlenen filmde başrolü Robert Pattinson üstleniyor. Pattinson’ın bu yıl The Drama, The Odyssey ve Dune: Part Three gibi yapımlarla da gündemde olması, oyuncunun ödül yarışındaki görünürlüğünü artırıyor.
Toronto Film Festivali sonrasında yükselişe geçen yapımlardan biri ise Amazon MGM imzalı I Play Rocky oldu. Filmde Anthony Ippolito, Sylvester Stallone’un ünlü boksör karakteri Rocky’yi canlandırabilmek için verdiği mücadeleyi oynuyor. Festival kaynakları, yapımı Toronto’nun en büyük sürprizlerinden biri olarak değerlendirirken Ippolito’nun performansına ve rol için gösterdiği çabaya dikkat çekti. Film, 24 Eylül’de Calabasas Film Festivali’nde de gösterilecek.
Amazon MGM’nin Oscar yarışında iki farklı Rocky karakteriyle yer alması da dikkat çekiyor. Stüdyonun Project Hail Mary filmindeki sevimli uzaylı karakteri Rocky ile I Play Rocky‘deki ünlü boksör, aynı ödül sezonunda öne çıkan iki farklı figür olarak izleyici karşısına çıkacak.
Jesse Eisenberg’ün yönetmenliğini üstlendiği The Debut da Telluride ve Toronto’da sıcak karşılanan filmler arasında yer aldı. Julianne Moore ve Paul Giamatti’nin performansları övgü toplarken, Eisenberg’ün Los Angeles’ta düzenlediği ek gösterimin de olumlu tepkiler aldığı aktarıldı. Gösterime katılan ödül sezonu kaynakları, yönetmenin soru-cevap bölümündeki anlatımının ve filmin salondaki güçlü karşılığının yapımı yarışta iddialı bir konuma taşıdığını belirtti.
Festival gösterimlerinin ardından farklı oyuncuların performansları da Oscar adayları arasındaki değerlendirmelerde öne çıkmaya başladı. John Malkovich’in Wild Horse Nine, Rosalind Eleazar’ın Chris Rock imzalı Misty Green, Andrew Scott’ın Elsinore ve evli çift Javier Bardem ile Penelope Cruz’un rol aldığı Bunker bu yapımlar arasında gösteriliyor.
Cannes’da prömiyer yapan bazı filmler, yeni izleyici kitleleriyle buluştukları festivallerin ardından yeniden ivme kazandı. Bunların başında, Toronto Uluslararası Film Festivali’nin Halkın Seçimi Ödülü’nü kazanan La Bola Negra geliyor. Netflix, filmin Cannes gösteriminin ardından dağıtım haklarını alırken, Jordan Firstman’ın Club Kid adlı yapımı A24 tarafından satın alındı.
Öte yandan bazı yapımların ilk beklentileri karşılayamadığı görüldü. TIFF’te ılımlı tepkiler alan Prima Facie, festival öncesinde başrol oyuncusu Cynthia Erivo için en iyi kadın oyuncu yarışının erken favorileri arasında değerlendiriliyordu. Film hakkındaki görüşler bölünmüş olsa da Erivo’nun performansının hâlâ yarışta tutulduğu belirtiliyor. Daha önce Oscar adaylığı bulunan oyuncunun bu deneyiminin, filmin genel karşılığı sınırlı kalsa bile kendisine avantaj sağlayabileceği ifade ediliyor.




