Muammer Karaca Tiyatrosu yeniden perdelerini açıyor

Muammer Karaca Tiyatrosu, İBB Miras ve İBB Kültür’ün restorasyonuyla yeniden sanat hayatına dönüyor; tarihi salon, özel tiyatrolara da açılacak.

Beyoğlu’nun kültür ve sanat tarihinde önemli bir yer tutan Muammer Karaca Tiyatrosu, İBB Miras ve İBB Kültür tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarının ardından yeniden kapılarını açmaya hazırlanıyor. İstiklal Caddesi’nin eski canlılığını büyük ölçüde yitirdiği bir dönemde tiyatro, 300 kişilik salonu, yenilenen oturma düzeni, fuayesi ve sergi alanıyla geçmişle bugün arasında bir köprü kuruyor. Yapının yan cephesinde korunan kâgir duvar da mekânın tarihsel kimliğini yaşatıyor. Tiyatro yalnızca İstanbul Şehir Tiyatroları’nın kullanımına ayrılmayacak; özel tiyatro toplulukları da burada sahne alabilecek.

Zeynep Oral, 27 Eylül 2026 tarihli “Yeniden Karaca Tiyatro” başlıklı yazısında mekânın yanı sıra Muammer Karaca ve ekibiyle birlikte bu sahneden geçen sanatçıları ve toplulukları da ele almıştı. Bu yazıda ise tiyatronun geçmişine, İstanbul’un sahne sanatları belleğini kayıt altına alan kapsamlı bir çalışmanın ışığında bakılıyor.

İstanbul tiyatrolarını belgeleyen çalışma

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nda sahne ve gösteri sanatları yönetmenliği yapılan dönemde önerilen ve hayata geçirilen “Geçmişten Günümüze İstanbul Tiyatroları” projesi, kentin tiyatro mekânlarını üç ciltte bir araya getirdi. Çalışmada, aynı dönemde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nde görev yapan akademisyenlerin yanı sıra Yeditepe Üniversitesi bölüm başkanı Metin Balay da yer aldı.

Kerem Karaboğa, Yavuz Pekman, Fakiye Özsoysal ve Metin Balay’ın araştırmalarıyla hazırlanan kitap dizisinin ikinci cildi, Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş ve çevresindeki tiyatrolara odaklandı. Yavuz Pekman’ın sorumluluğundaki bu ciltte Muammer Karaca Tiyatrosu geniş bir başlık altında incelendi. Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan çalışmanın bugün yeniden basılması, tiyatro yapılarının kent belleğindeki yerini korumak açısından önem taşıyor.

Muammer Karaca’nın sahne mirası

Muammer Karaca, 1946’da İstanbul Şehir Tiyatrosu’ndan ayrıldıktan sonra kendi topluluğunu kurdu. İstanbul’daki gösterilerinin yanı sıra Anadolu turnelerine de çıkan sanatçı, kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. 1951’de sahnelenen “Cibali Karakolu” büyük bir gişe başarısı elde etti. Tuluat geleneğinin güçlü temsilcilerinden biri olan Karaca, tiyatroyu zorlu ancak incelik gerektiren bir yol olarak gördü.

Güzin Özipek, Muzaffer Hepgüler, Adile Naşit, Selim Özcan, Ziya Keskiner, Toto Karaca, Ayla Karaca ve Zafer Önen, sanatçının topluluğunda yer alan isimlerden bazılarıydı. Karaca, yalnızca oyunculuğuyla değil, tiyatro işletmeciliğindeki titizliğiyle de öne çıktı. 1955’te İstanbul’a kazandırılan tiyatro binasının sahibi olmamasına rağmen yaklaşık yirmi yıl boyunca burada çalışmalarını sürdürdü ve 1972’de Beyoğlu’ndan ayrıldı.

Muammer Karaca Tiyatrosu’nun ilk oyunu, Refik Kordağ’ın yazdığı “Etnan Bey Duymasın” oldu. Mart 1955’teki ilk gösterime Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile Başbakan Adnan Menderes de davet edildi. Oyunun politik taşlama niteliğine rağmen Menderes’in eseri dava konusu yapmak yerine kahkahalarla karşılaması, dönemin tiyatro anlayışı açısından dikkat çekici bir örnek olarak aktarılıyor.

Uzun sessizliğin ardından

“Cibali Karakolu” ve “Etnan Bey Duymasın”, politik eleştiriyi tuluatla birleştiren yapıları sayesinde Türk tiyatrosunda özel bir yer edindi. Muammer Karaca’nın hiciv ve taşlama anlayışı üzerine yıllar boyunca çok sayıda yazı kaleme alındı. Sanatçının oyunlarını canlı izleme ve tuluat geleneğini sahnede nasıl kullandığına tanıklık etme fırsatı bulan kuşaktan ise bugün çok az kişi kaldı.

Karaca’nın 1972’de Beyoğlu’ndan ayrılmasına rağmen tiyatronun adı yaşamaya devam etti. Pek çok özel topluluk bu sahnede çalışmalarını sürdürdü. 1979’da gündeme gelen yıkım söylentileri, sanat çevrelerinin tepkisiyle engellense de tiyatro çeşitli nedenlerle yaklaşık on yıl sessiz kaldı. 1990’dan itibaren Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Dostlar Tiyatrosu ve başka toplulukların çalışmalarıyla yeniden hareketlenen mekânın ışıkları, 1999 depreminin ardından bir kez daha söndü.

Bugün Muammer Karaca Tiyatrosu, İBB Miras ve İBB Kültür’ün restorasyon çalışmalarıyla kent yaşamına yeniden katılıyor. Açılış kapsamında Esma Ertel ve Murat Ertel’in küratörlüğünü üstlendiği “Mengü Ertel’in Tiyatro Evreni” sergisi de tiyatronun yeniden sanat dünyasıyla buluşmasına farklı bir boyut kazandırıyor. Böylece yapı, yalnızca geçmişi hatırlatan bir mekân olarak değil, yeni tiyatro üretimlerine ev sahipliği yapacak canlı bir kültür alanı olarak geleceğe taşınıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu