Londra Moda Haftası Simone Rocha İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonu, Caravaggio’dan ilhamla romantik detayları gündelik silüetlerle yeniden buluşturuyor.
Simone Rocha, Londra Moda Haftası kapsamında sunduğu İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonuyla tanıdık kadın giyim kodlarını farklı bir bakışla ele aldı. Tasarımcının üçüncü kez defile mekânı olarak seçtiği Londra’nın tarihi Old Bailey binası, romantik parçalarla gündelik giyimin karşılaşmasına sahne oldu.
Koleksiyonun temel ilham kaynağı, Caravaggio’nun 17. yüzyılda yaptığı ve uzun süre kayıp olduğu düşünülen “The Taking of Christ” adlı tablosu. Eser, 1990’da Dublin’deki bir Cizvit topluluğunun yemek odasında bulunmuş, bugün ise İrlanda Ulusal Galerisi’nde sergileniyor. Bu yeniden keşif hikâyesi, Rocha’nın alışıldık biçimlere yeni bir bağlam kazandırma fikrini şekillendirdi.
Slip elbiseler, baby-doll modeller, balo elbiseleri ve bomber ceketler koleksiyonda doğrudan tekrarlanmak yerine yeni malzeme birliktelikleriyle dönüştürüldü. Gabardin ve tül aynı paltoda buluşurken transparan elbiseler argyle örgülerin üzerine katmanlandı. Yıkanmış organze şeritler ise giysilere hareket kazandıran gösterişli boalara dönüştü.
Caravaggio’nun ışık ve gölge kullanımı, koleksiyonun renk dünyasında da karşılık buldu. Siyah, koyu kırmızı ve petrol mavisi; gri, haki ve kanvas tonlarıyla dengelendi. El yapımı gül aplikeleri ise sade bluzlardan yuvarlak yakalı baby-doll elbiselere, bomber ceketlerden deri paltolara kadar uzanarak sıradan silüetlere dramatik bir karakter kattı.
Rocha’nın tasarım yaklaşımında dikkat çeken bir diğer unsur, teatral parçalarla günlük dış giyim arasındaki dengeydi. Baş ve bedeni saran tafta formları kimi görünümlerde bacaklara kadar uzanırken, kimi kombinlerde argyle örgü alt parçalarla tamamlandı. Kırmızı Harrington ceketler, anoraklar ve deri montlar daha sade bir çizgi sunsa da gül detayları, iğne süslemeleri ve ayarlanabilir paneller bu parçaları koleksiyonun romantik atmosferine bağladı.
Tafta elbiselerde kullanılan ince metalik iplikler de süsten öte bir işleve sahipti. Haki, lila ve siyah tonlarındaki geniş etekli tasarımlara eklenen bu iplikler, kumaşı sertleştirmek yerine giysinin beden üzerinde şekil almasına yardımcı oldu. Böylece malzeme seçimi, yalnızca görünümü değil, silüetin hareketini de belirledi.
İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonu, Simone Rocha’nın estetiğinde keskin bir değişimden çok, mevcut kodların yeniden düzenlenmesi olarak öne çıkıyor. Tül, gül, tafta ve organze; deri, gabardin ve sportif dış giyimle aynı çizgide buluşuyor. Londra Moda Haftası Simone Rocha yorumunda bilinen parçalar ortadan kalkmıyor; yalnızca yeni ilişkiler içinde yeniden görünürlük kazanıyor.




