Süreksiz Benlik: CerModern’de Kimlik ve Dönüşüm Teması

CerModern’de açılan ‘Liminal Aporia: Süreksiz Benlik’ sergisi, kimliğin sürekli değişen doğasını ele alıyor.

CerModern’de sanatseverlerle buluşan “Liminal Aporia: Süreksiz Benlik” sergisi, kimliği durağan bir yapı olarak değil, sürekli değişen ve yeniden şekillenen bir süreç olarak ele alıyor. On altı genç sanatçının eserlerinin yer aldığı bu karma sergi, kimlik olgusunu karşılaşmalar, kopuşlar ve dönüşümler üzerinden sorguluyor.

Bu sergi, kimlik kavramını tekil bir varlık olarak görmek yerine, farklı seslerin ve deneyimlerin bir araya geldiği dinamik bir alan olarak değerlendiriyor. Devran Altınbay’ın küratörlüğünü üstlendiği serginin koordinatörlüğünü Nilsu Demirel yürütüyor. Küratöryal ekipte Buket Kunaç, Ali Can Kocayiğit ve Emre Talay da yer alırken, serginin görsel kimliği Doğa Çakmakçı tarafından tasarlanmıştır.

Sergide yer alan sanatçılar arasında Araf, Ali Can Kocayiğit, Beril Bayrakdar, Beste İleri, Ege Safi, Eylül Esmer, F. Nur Özkaya, Gülçin Geniş, Jan Cihan, Nilsu Demirel, Selin Koçak, Sude Tatar, Toprak Fırat, Türkan Öztekin, Yasemin Günhoş ve Zeynep Zahide Öztürk bulunuyor. Her bir sanatçı, benlik ve kimlik konusuna kendi deneyimleri ve sanatsal dilleriyle yaklaşarak, farklı teknikler kullanarak eserlerini oluşturuyor. Bu eserler, beden, yüz, ses, aidiyet, hatırlama, unutma ve dönüşme gibi kavramlar etrafında şekilleniyor.

“Liminal Aporia: Süreksiz Benlik”, değişimi kimliğin tehdit edici bir unsuru olarak değil, varlığın doğal bir hareketi olarak görmektedir. Serginin kavramsal çerçevesinde kimlik, tamamlanmış bir yapı olmaktan ziyade, sürekli değişen ilişkiler içinde şekillenen geçici bir düğüm olarak ortaya çıkıyor.

Sergideki her eser, kendi özgün alanını yaratıyor. Genç sanatçılar, geçmişin izleri, bedenin taşıdığı hafıza ve insanın kendisiyle olan çelişkili ilişkisi üzerine yoğunlaşıyor. Bu bağlamda sergi, ziyaretçileri hazır cevaplarla değil, kendi benliklerinin parçalarıyla yüzleşmeye davet ediyor.

Sergide dikkat çeken çalışmalardan biri Eylül Esmer’in “Köklerine Sahip Çık” adlı projesidir. Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü bitirme projesi olarak ortaya çıkan bu çalışma, sanatçı Ardan Özmenoğlu’nun atölyesinde şekillenmiştir. Esmer, projenin gelişim sürecinde Özmenoğlu’nun desteğinin kendisi için önemli olduğunu vurgulamaktadır.

“Köklerine Sahip Çık”, Trabzon, Eskişehir ve Muğla arasındaki yaşamın izlerini taşırken, parçalanmış bir hafızanın içinde dolaşmaya davet ediyor. Eski fotoğraflar, unutulmuş nesneler ve hareketli görüntüler aracılığıyla geçmiş yeniden inşa edilirken, bu şehirler sadece coğrafi noktalar değil, sanatçının belleğindeki duygusal alanlar olarak beliriyor.

Proje, “Pholl”, “Kılçık”, “Boyun Eğme”, “İnat”, “Battı Balık”, “Otur”, “Kapıyı Çal”, “Denizde Balık Çok”, “DÖN” ve “EV” isimli on parçadan oluşuyor. Eserlerde serigrafi baskı, kâğıt üzerine karışık teknik ve animasyon gibi çeşitli yöntemler kullanılıyor. Tekrar eden imgeler, aidiyetin, kopuşların ve geri dönüşlerin taşıyıcısı haline geliyor.

CerModern’deki serginin ardından “Köklerine Sahip Çık”, Bilkent Üniversitesi’nin desteğiyle uluslararası bir grafik sergisine seçildi. Avustralya’nın Perth kentinde başlayacak olan bu gezici sergi, farklı durakların ardından Çin’de sona erecek. Böylece Trabzon, Eskişehir ve Muğla arasında biriken kişisel anılar, Ankara’dan Perth’e ve oradan Çin’e uzanacak. Eylül Esmer’in bir bitirme projesi olarak başlayan “Köklerine Sahip Çık”, köklerini arayan kişisel bir anlatıdan, farklı coğrafyalarda yeni izleyicilerle buluşan bir bellek yolculuğuna dönüşecek.

“Liminal Aporia: Süreksiz Benlik” sergisi, 30 Ağustos’a kadar CerModern’de görülebilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu