Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmesi halinde DEM Parti’nin ilkbahardaki kongresinde eş genel başkanlığa aday olabileceği iddia edildi.
DEM Parti’nin ilkbahar aylarında gerçekleştirmeyi planladığı büyük kongre öncesinde, Selahattin Demirtaş’ın siyasi geleceğine ilişkin dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Demirtaş’ın tahliye edilmesi durumunda kongrede eş genel başkanlık için aday olabileceği öne sürülürken, parti yönetiminden gelen açıklamalar bu beklentiyi güçlendirdi.
DEM Parti, seçimlere katılım için gerekli yasal koşulları yerine getirmek amacıyla geçtiğimiz günlerde sembolik bir kongre düzenledi. Partinin asıl büyük kongresini ise ilkbaharda yapması bekleniyor. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan’ın, Demirtaş’ın kongre sürecinde yer alabileceğine işaret eden sözleri sonrasında Ankara’daki siyasi kulislerde olası liderlik değişimi tartışılmaya başlandı.
Kulislerdeki iddialara göre tahliye gerçekleşirse Demirtaş, doğrudan parti yönetiminde görev almak üzere eş genel başkanlığa aday olabilir. Ancak bu ihtimalle ilgili DEM Parti tarafından açıklanmış kesin bir karar bulunmuyor.
Kongre gündemindeki tartışmalar liderlik değişikliğiyle sınırlı kalmıyor. Tuncer Bakırhan ile Pervin Buldan’ın kısa süre önce duyurduğu “Demokratik Cumhuriyet Hareketi” de partinin gelecekteki siyasi kimliği ve adıyla ilgili değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı. Yaklaşık bir yıldır konuşulan isim değişikliği iddiaları kapsamında, söz konusu hareketin partinin yeni adı olabileceği öne sürülüyor.
Selahattin Demirtaş ile eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın tahliye ihtimali, İmralı Süreci bağlamında siyasetin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. MHP kanadı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına işaret ederek tahliyeler için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadığını savunuyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreç boyunca dile getirdiği “Demirtaş evine, Öcalan umuda” ifadesi de bu yöndeki beklentileri artırdı.
Tuncer Bakırhan, 14 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Demirtaş ve Yüksekdağ’a atıfta bulunarak, “İnşallah, inşallah, inşallah beraber olacağız. Zaten ana hedeflerimizden birisi o. Biraz o büyük kongreye işaret etmemizin sebebi de bu” demişti.
Demirtaş’ın siyasete dönüş planına ilişkin dikkat çeken bir diğer mesaj ise yaklaşık üç ay önce Bağımsız Milletvekili Kani Torun’la yaptığı görüşmede gündeme geldi. Torun, T24’ten Cansu Çamlıbel’e yaptığı açıklamada Demirtaş’ın kendisine “Ben Ankara’da görev almak istiyorum” dediğini aktardı.
Torun ve Çamlıbel, bu sözlerin yalnızca parti yönetimini değil, daha geniş anlamda ülke yönetiminde sorumluluk üstlenme arzusunu ifade edebileceğini belirtti. Buna rağmen açıklama, Demirtaş’ın aktif siyasete dönüş için Ankara merkezli bir rolü hedeflediği şeklinde yorumlandı.




