Sivas 93 belgesel tiyatrosu, geçmişle yüzleşmenin ve toplumsal hafızanın önemini vurguluyor.
2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yaşanan olay, Türkiye’nin tarihinde derin bir yara açmıştır. O gün, otel önünde toplanan kalabalığın “yak… yak… yak” şeklindeki haykırışları, sadece bir cehalet ve yobazlık örneği değil, aynı zamanda ülke yönetimindeki çürümüşlüğün de bir yansıması olmuştur.
Bu trajik olayın izleri, Genco Erkal’ın 2008 yılında kaleme alıp sahneye koyduğu belgesel tiyatro eseri Sivas 93 ile gün yüzüne çıkmaktadır. Erkal, tarih ve tiyatro ilişkisini, belgesel oyunlarda “kolektif/ toplu şahitlik” kavramıyla öne çıkarmaktadır. Belgesel tiyatronun değeri, gerçeklere mesafeden bakabilme ve somut verilere dayalı bir yaklaşım sergileyebilmesinde gizlidir. Bu tür çalışmalar, genellikle göz ardı edilen veya örtbas edilmeye çalışılan sorulara yanıt arayışında önemli bir rol oynamaktadır. Genco Erkal’ın, 11 Ocak 2008’de Karaca Tiyatro’da sahneye koyduğu Sivas 93, sorgulayan ve belgelerle tanıklıklar üzerinden ilerleyen bir eser olarak tiyatro tarihimizdeki yerini almıştır. Bu eser, sadece tiyatro alanında değil, aynı zamanda ülkenin siyasi ve kültürel tarihinde de büyük bir öneme sahiptir. Oyun, aynı yıl 16. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nde de seyirciyle buluşmuştur. Müzikleri Fazıl Say’a, yapım sorumluluğu Nurdan Arca’ya, ışık tasarımı Cemal Baykal’a, kostüm tasarımı ise Özlem Kaya’ya aitti. Oyuncu kadrosunda Genco Erkal, Meral Çetinkaya, Yiğit Tuncay, Nilgün Karababa, Murat Tüzün, Çağatay Mıdıkhan ve Şirvan Akan yer almaktadır.
Genco Erkal, Sivas 93 ile ilgili olarak Dostlar Tiyatrosu broşüründe ve Tiyatro Festivali kataloğunda şu ifadeleri kullanmıştır: “Temmuz başında yüreğime bir ateş düştü. O uğursuz günün on dördüncü yıldönümünde, Cumhuriyet gazetesinde Dikmen Gürün’ün bir yazısını okuyordum. Yakın tarihimizde ne kadar önemli olaylar var, neden yazarlarımız bu konularla ilgili belgesel oyunlar yazmaz acaba diye soran bir yazıydı. Örnek olarak da Madımak Otelindeki yangından söz ediyordu…” Bu yazı, Genco Erkal’ın içinde bir şeylerin filizlenmesine neden olmuş ve uzun bir süreç sonunda Sivas 93 eseri ortaya çıkmıştır.
Erkal, eserin başında şu sözleri dile getiriyor: “Biz şenliğe gitmiştik/Onlar öldürmeye gelmişlerdi/Biz devlete güvenmiştik/Devlet onların yanındaydı/Onlar ölüme inanıyorlardı/Biz sevgiye/ Onlar kalabalıktı/Biz bir avuç kadar/ Sivas’ta yaratıcılığın, üretkenliğin, dostluğun, dayanışmanın, yaşama sevincinin coşkusunu gördüm ilk gün. Sonra ateşi gördüm. Yakılışı gördüm. Ölümü sanki ilk kez orada gördüm. Toplu kıyım korkusunu hep duyardım, yobazlığın ne olduğunu, tehlikelerini hep bilirdim ama somut olarak Sivas’ta gördüm. İnsana olan umudum hep diriydi. Sivas’ta bu umudun da yanışını gördüm.”
Bu sözler, Sivas 93 eserinin temelini oluşturarak, insanın yüzleşmesi gereken acı gerçekleri gözler önüne sermektedir. Aziz Nesin, Ataol Behramoğlu, Behçet Aysan, Metin Altıok, Nâzım Hikmet ve Uğur Kaynar gibi isimlerin dizeleri, belgelerle desteklenerek toplumun belleğiyle hesaplaşmanın bir aracı haline gelmiştir.




