Bedri Baykam’ın yeni sergisi ‘Baykam on Picasso: Les Demoiselles Revisited’ 5 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilir.
Bedri Baykam’ın “Baykam on Picasso: Les Demoiselles Revisited” isimli yeni sergisi, 5 Mayıs’a kadar sanatseverlerle buluşmaya devam edecek. Bu sergi, ünlü sanatçı Pablo Picasso’nun 1907 yılında yarattığı başyapıtı “Les Demoiselles d’Avignon”u Baykam’ın kendine özgü yorumuyla yeniden şekillendiriyor. İlk olarak Mayıs 2025’te Paris’teki Galerie S/Beaubourg’da sergilenen bu eser, şimdi Piramid Sanat’ta sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.
Önceki akşam Piramid Sanat’ta düzenlenen açılış davetine Kanada Başkonsolosu Natalie Britton, Belçika Başkonsolosu Tim van Anderlecht, Küba Cumhuriyeti Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas ve sanat dünyasının önde gelen isimleri katıldı.
Baykam ile serginin açılışında gerçekleştirdiğimiz sohbet sırasında, serginin ilham kaynağını ve geçmişini sorduk. Baykam, Picasso ile olan bağının çocukluğuna dayandığını belirterek, “Picasso’yu 8 yaşımda keşfettim. 12 yaşında ilk sunumumu yaptım ve 24 yaşımda onunla ilgili ilk resmimi çizdim. Bu fikir bir anda oluşmadı” dedi. Bu noktada sergide yer alan küçük bir bisikletin hikayesini paylaştı: “Babamın bana 8 yaşımda hediye ettiği bisiklet. O gün çok mutluydum. Ancak bu bisikletin bende olmadığını düşündüğüm bir dönem geçti. 6-7 yıl önce, Ankaralı bir koleksiyoner olan Ahmet Şahin, bana bir fotoğraf gösterdi. O fotoğrafta babamın bana bisikleti hediye ettiği anı gördüm. O bisikletin kendisi de daha sonra bulundu.”
Sergideki diğer yerleştirmeler arasında, Paris ve İstanbul’un ünlü genelevlerine ait odaların resmedildiği tablolar ve o döneme ait bilinen ürünlerin yer aldığı simgeler dikkat çekiyor. Ayrıca, iki sandalyenin sırt sırta verilerek oluşturduğu bir tünel de serginin ilgi çekici unsurlarından biri. Baykam, bu tünelin anlamını, “Picasso, bu eserle ve ardından geliştirdiği Kübizm ile farklı dünyalar arasında bir köprü kurdu. Bu tünel, o iki ayrı dünyanın birleşim noktasıdır” şeklinde açıkladı.
Sergide yer alan bir diğer dikkat çekici alan ise “hamam” temalı bölüm. Bu bölüm, Baykam’ın 1987 yılında 1. İstanbul Bienali’nde gerçekleştirdiği “Ingres, Gérôme, Burası Benim Hamamım” adlı çalışmanın yeni bir yorumunu sunuyor. Küçük bir hamamda ziyaretçileri takunyalar, hamam kokusu ve farklı kültürlerden kadınların hamam sohbetleri karşılıyor. Baykam, bu deneyimi “Hamama giren terler” ifadesiyle özetliyor.
Baykam, serginin amacını ise şöyle ifade etti: “İnsanların 1907, 1910 ve o dönemin Paris’ine dönmelerini istedim. Picasso’nun Barcelona, Paris ve İstanbul arasındaki yolculuğunu, müzik, duyular ve dekorlarla yaşatmak istedim. Bu sergi, izleyiciyi yalnızca bir resimle değil, ortamla, bilgiyle ve dönemin eserleriyle başka bir dünyaya, zaman içinde bir yolculuğa çıkaran bir deneyim sunuyor. Bu nedenle sergiyi bir kitap gibi tasarladım.” Sergiye, Türkçe, İngilizce ve Fransızca dillerinde hazırlanan “Baykam on Picasso: Les Demoiselles Revisited” adlı bir kitap da eşlik ediyor.




