Arthur Miller’ın ‘Satıcının Ölümü’ eseri, güçlü kadrosu ve sahne tasarımıyla izleyiciyle buluştu. Yüksek bilet fiyatları ise tartışma yarattı.
Uzun bir yol, hafif bir ışık altında parlıyor ve bu yolun kahramanı Willy Loman. Arthur Miller’ın 20. yüzyıla damgasını vuran eserinde, Willy Loman’ın umutları, hayal kırıklıkları ve ailesiyle olan ilişkisi sahneye taşınıyor. Sade sahne tasarımı, yalnızca uzun bir yol ile sınırlı olup, bu yol üzerinde ev, restoran, şirket ve otel odası gibi mekanlar canlandırılıyor. Bu durum, seyircileri derinden etkiliyor; çünkü yaşamlarımız da bir yolculuk değil mi? Bazılarımızın yolları kısa, bazılarınınki uzun, ama hepsinde gözyaşı ve kahkaha var. Hayatımızı emekleyerek başlatıyoruz, peki ya emekleyerek mi bitiriyoruz?
Hepimizin bir hayali vardır. Ancak bu hayallerin ne kadarı gerçeğe dönüşüyor, ne kadarı hayal olarak kalıyor? Willy Loman, hayal dünyasında hapsolmuş bir karakterdir. Kendisi ve çocukları için ideal bir yaşam hayal ederken, belki de tek gerçekliği eşi Linda’dır. Ancak, seyahatleri esnasında yalnızlığının sığınağı haline gelen bu hayal, onu daha da derin bir yalnızlığa sürüklüyor. Willy’nin yaşamı, trajik bir döngü içinde geçiyor; II. Dünya Savaşı sonrası Amerika’sında, ekonomik dalgalanmaların etkisiyle geçmişle gelecek arasında gidip gelen bir hayat sürüyor. Sonunda, bu trajedi intihara kadar uzanıyor. Kendi içinde parlayan bir güneş gibi görünse de, gerçekte karanlık bir sisin içinde kaybolmuş durumda. Oyun, Willy’nin toplumsal yapı içindeki yerini trajik bir biçimde sorguluyor.
Arthur Miller’ın “Satıcının Ölümü” eseri, diyalog ağırlıklı bir yapıya sahip. Oyuncu kadrosunun kalabalık olması, sahnede nasıl bir etki yaratacağı konusunda soru işaretleri doğuruyor. Sandalyeleri taşımak veya restoranda yemek yiyen müşterileri canlandırmak için bu kadar çok oyuncuya ihtiyaç var mı?
Usta oyuncu Beyti Engin, Willy’nin yakın arkadaşı Howard karakterini canlandırarak dikkat çekiyor. Engin, karakteri öyle bir ustalıkla canlandırıyor ki, izleyiciler keyif alıyor. Perde, Zerrin Tekindor’un etkileyici performansıyla kapanıyor ve bu kapanış büyük bir alkış alıyor. Oyunun yönetmenliğini, Londra’daki National Theatre’ın genel sanat yönetmeni Rufus Norris üstleniyor. Sahne tasarımı, Olivier ve Tony ödüllü Es Devlin’e aitken, kostüm tasarımı ise Harry Potter and the Cursed Child’ın ödüllü tasarımcısı Katrina Lindsay tarafından hazırlanmış. Işık tasarımı, Royal Shakespeare Company ve West End gibi önemli prodüksiyonlarda yer almış Oliver Fenwick’e ait. Oyunun müzikleri Oğuz Kaplangı tarafından bestelenirken, ses tasarımı ise Tony ödüllü Adam Cork tarafından şekillendirilmiş.
Oyunda Halit Ergenç, Zerrin Tekindor, Kerem Arslanoğlu, Kubilay Karslıoğlu ve Beyti Engin gibi isimler rol alıyor.
Arthur Miller’ın “Satıcının Ölümü”, Amerikan rüyasının bedelini sorgularken, yalnızca Willy’nin değil, emeği değersizleşen ve ekonomik zorluklarla mücadele eden herkesin hikayesini sahneye taşıyor. Günümüzde de ekonomik sorunlar büyük bir trajedi yaratıyor. Bilet fiyatları ise 5 bin 500 TL’den başlıyor. En düşük fiyat, kısıtlı görüş adı altında satılan 1.250 TL. 6. kategori de kısıtlı bilet olarak 1.750 TL, 5. kategori ise 2.250 TL. Kısıtlı görüş olmayan en ucuz bilet ise 2.750 TL. Sayılar geriye doğru gittiğinde, sonuç yine büyük bir trajedi olarak karşımıza çıkıyor.




