Lise yıllarında kullanılan hafif kokulardan imza parfümlere uzanan bu kişisel hikâye, vücut mistlerinin yeniden nasıl hayatımıza girdiğini anlatıyor.
Vücut mistleriyle tanışıklığım lise yıllarıma uzanıyor. O dönemde okula giderken parfüm kullanmak fazla iddialı geldiği için daha hafif bir seçenek aramış ve Bath & Body Works imzalı bir vücut spreyi edinmiştim. Bu tercih, Y kuşağının koku alışkanlıklarıyla da örtüşüyordu. Ancak zaman içinde vücut mistlerini kullanmayı bıraktım; bu ürünlerin popülerliği de eski gücünü kaybetti.
Sonraki yıllarda koku seçimlerim daha sınırlı bir çizgiye oturdu. Değişmeyen imza parfümüm Le Labo Thé Noir 29 olurken, zaman zaman Chanel N°5 L’Eau ve Moro Dabron Downland kullandım. Sade ve muhafazakâr bir koku koleksiyonuna sahipken, yıllar sonra kendimi yeniden bir vücut misti satın alırken bulmam, bu ürünlerin hayatımdaki beklenmedik dönüşünü gündeme getirdi.




