Kaş Caz Festivali, 28-30 Ağustos’ta kökler ve göçler temasıyla müzikseverleri buluşturacak.
Antalya’nın Kaş ilçesi, bu yıl sekizinci kez 28-30 Ağustos tarihleri arasında caz tutkunlarını ağırlayacak. “Kökler ve göçler” teması etrafında şekillenen festival, Setur Marina’da konserler, söyleşiler ve gün doğumu dinletileri gibi çeşitli etkinliklerle dolu bir program sunacak.
Festival, Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, Ahmet Ertürk, Prof. Dr. Havva İşkan, Julia Biel, Michel Godard, Derya Türkan ve Hakan Atala gibi önemli isimlerin katılımıyla zenginleşecek. 29 Ağustos sabahı saat 07.00’de Amfi Tiyatro’da gerçekleştirilecek özel gün doğumu dinletisiyle festivalin ruhu daha da derinleşecek. Festivalin direktörü Serdar Karatepe, bu yılki etkinliklerle ilgili düşüncelerini paylaştı.
Serdar Karatepe, “Kökler ve göçler” temasının Kaş’ın tarihine nasıl yansıdığını şu şekilde açıkladı: “Bu tema, Kaş’ın kendisinden doğuyor. Kaş, sadece bugünü değil, binlerce yıllık geçmişini de içinde barındırıyor. Liman kenti olarak, tarih boyunca farklı kültürlerin buluştuğu bir coğrafya olmuştur. Bu yıl müziğin doğasıyla Kaş’ın tarihini bir araya getirmek istedik. Caz müziği de köklerin ve göçlerin bir yansımasıdır; farklı kültürlerden beslenerek bugünkü halini almıştır. Dolayısıyla, bu tema bizim için Kaş’ın ruhuyla cazın hikayesinin doğal bir birleşimidir.”
Festivalin programı, farklı müzikal anlayışları bir araya getirerek zengin bir deneyim sunmayı hedefliyor. Karatepe, “Bu yıl programı oluştururken tek bir caz anlayışının sınırları içinde kalmamaya özen gösterdik. Julia Biel’in vokal yeteneğinden Jembaa Groove’un Batı Afrika köklerine, Michel Godard’ın tarihsel referanslarıyla şekillenen müzikal dünyasından Homeland projesinin çeşitliliğine kadar geniş bir yelpaze sunuyoruz. Önemli olan, sanatçıların hangi tür müzik yaptıkları değil, o müziğin kökleri ve evrimi. Seyircinin birkaç gün içinde farklı coğrafyalar arasında müzikal bir yolculuğa çıkmasını istiyoruz; Kaş da bu yolculuk hissini yaratıyor.”
Gün doğumu ve gün batımı etkinlikleri, festivalin deneyimini zenginleştiren unsurlar arasında yer alıyor. Karatepe, bu etkinliklerin festivalin müzik programının yanı sıra bütünsel bir deneyimin parçası olduğunu belirtti. “Kaş’ta müzik dinlemek, başka bir şehirde konser izlemekten çok farklı. Deniz, ışık, günün ritmi ve doğayla kurulan ilişki müziği etkiliyor. Gün doğumunda veya gün batımında müzik dinlemek, katılımcılara sadece müzik değil, aynı zamanda doğanın ritmiyle bir deneyim sunuyor. Festivalin temposunu değiştiriyor ve katılımcıların Kaş’ı da deneyimlemesini sağlıyor. Bu, festivalin en güzel yanlarından biri; binlerce yıllık geçmişin ve bugünün müziğinin doğanın ritmiyle buluştuğu bir ortam yaratıyoruz.”




