Dilek Kalkan cinayeti: 13 yıllık soruşturmada 7 gözaltı

Diyarbakır’da 2013’ten beri aydınlatılamayan Dilek Kalkan cinayeti soruşturmasında HTS ve baz kayıtları incelendi, 7 şüpheli gözaltına alındı.

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan’a ait olduğu DNA incelemesiyle belirlenen kemik parçalarının bulunmasının ardından yürütülen Dilek Kalkan cinayeti soruşturmasında yeni gelişme yaşandı. Ekipler, HTS kayıtları, baz sinyalleri ve teknik takip çalışmaları üzerinden 7 şüpheliyi belirledi.

Tatlıçayır Mahallesi’ndeki Pamukçayı mevkisinde su seviyesinin çekilmesiyle 29 Temmuz 2014’te bir dere yatağı ve çevresinde kafatası, kemik parçaları, kıyafetler ve çeşitli eşyalar bulundu. Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında kemiklerin İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndaki incelemesinde, bunların 17-23 yaşlarında bir kadına ait olduğu tespit edildi.

Kimlik ve şüpheli belirlenemediği için 13 Şubat 2015’te dosya kapsamında daimi arama kararı verildi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından eski dosyalar yeniden ele alındı.

Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Diyarbakır ve çevre illerde 19-23 yaş aralığında kayıp 144 kadınla ilgili araştırma yapıldı. Dilek Kalkan’ın ailesiyle gerçekleştirilen görüşmelerde, genç kadının 2013 yılının mayıs ayında kaybolduğu ve olay yerinde bulunan kıyafetlerin kaybolduğu dönemde giydiği giysilerle benzerlik taşıdığı belirlendi.

Yapılan DNA incelemesi, kimliği belirsiz kadının Dilek Kalkan olduğunu ortaya koydu. İncelemede elde edilen DNA profilinin Kalkan’ın annesiyle yüzde 99 oranında uyumlu olduğu belirlendi.

Kalkan’ın ailesinin 2013’te yaptığı kayıp başvurusu üzerine yürütülen ilk soruşturmada, şüpheliler hakkında yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle 22 Ekim 2014’te kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Bu karar, maktulün kimliğinin belirlenmesinin ardından 4 Haziran’da kaldırıldı.

Soruşturmanın derinleştirilmesi kapsamında Kalkan’ın ailesi, geçmiş yaşamı ve sosyal çevresi araştırıldı. Kullandığı değerlendirilen cep telefonuna ait HTS kayıtları incelendi. Bu çalışmalarda Kalkan’ın Cuma K, Serdal K, Emrah K, Hamdiye A. ve Muhyettin B. ile yoğun iletişim kurduğu tespit edildi. Saha çalışmaları ve tanık ifadeleri de Kalkan ile Cuma K. arasında duygusal bir ilişki bulunduğuna işaret etti.

Bilirkişi raporunda yer alan daraltılmış baz analizleri, Kalkan’ın kullandığı ve Cuma K. adına kayıtlı telefonla Cuma K’nin kullandığı diğer telefonun 25 Mayıs 2013’te Bismil merkezinde aynı bölgelerden sinyal verdiğini ortaya koydu. Saat 12.27, 12.29 ve 12.59’daki sinyallerin ardından Kalkan’ın kullandığı telefonun kapandığı veya kapatıldığı değerlendirildi.

Rapora göre Cuma K’nin telefonu 4 Haziran 2013’te 12.58-13.24 saatleri arasında, cesedin bulunduğu bölgeye yakın bir noktadan sinyal verdi. Cuma K’nin adına kayıtlı olup oğlunun kullandığı belirtilen telefonun da 25 Mayıs ve 4 Haziran tarihlerinde aynı bölge veya yakın çevresinde sinyal verdiği kaydedildi.

Muhyettin B’nin telefonu ile Kalkan’ın kullandığı numara arasında 25 Mayıs 2013’te iletişim kurulduğu, aynı telefonun o gün 11.44-23.13 saatleri arasında cesedin bulunduğu bölgede sinyal verdiği belirtildi. Raporda ayrıca Muhyettin B’ye ait telefonun 5 Haziran, 9 Haziran ve 6 Temmuz 2013 tarihlerinde aynı bölgeden hareketli baz sinyalleri verdiği bilgisi yer aldı.

HTS kayıtları, veri analizleri, baz incelemeleri, Adli Tıp Kurumu raporları, hastane ve ilaç kayıtları, tanık ifadeleri ile saha araştırmalarından elde edilen veriler birlikte değerlendirildi. Bu çalışmaların ardından 7 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi ekiplerince düzenlenen operasyonda Cuma K, Serdal K, Emrah K, Hatice K, Muhyettin B, Figen B. ve Hamdiye A. gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu