Nergiz Yeşil, biyolojik malzemelerle sürdürülebilir sanatı yeniden tanımlıyor. Doğa ile kurduğu ilişkiyi sorguluyor.
Nergiz Yeşil, biyolojik malzemeler ve sürdürülebilir üretim yöntemleriyle çalışan bir sanatçı olarak, doğayla etkileşim içinde olan bir yaklaşım sergiliyor. Sanatında, malzeme, etik ve biçim arasındaki ilişkiyi sorgulayan Yeşil, doğayı sadece bir tema olarak değil, aynı zamanda üretim sürecinin vazgeçilmez bir parçası olarak ele alıyor.
Sanatçının eserleri, kombucha kültürleri ve biyolojik yüzeyler gibi unsurlarla şekilleniyor. Bu süreçler, doğanın kontrol edilemeyen dinamiklerini estetik bir deneyime dönüştürüyor. Yeşil, çağdaş sanatın doğayla olan ilişkisini yeniden tanımlayarak, bu ilişkiyi bir temsil alanı olmaktan çıkarıp doğrudan üretimin özüne dönüştürüyor.
İlk bakışta organik veya yarı-organik formlar sunan eserleri, doğanın birebir bir yansıması olmaktan çok, doğanın işleyişine dair sezgisel ve spekülatif bir öneri niteliği taşıyor. Kombucha kültürlerinden elde edilen, canlıya zarar vermeden üretilmiş yüzeyler ve alışıldık olmayan renk tonları, tanıdık olan ile bilinmez olan arasında gidip gelen bir estetik yaratıyor. Bu estetik, izleyiciyi hazır bir anlamın içine yerleştirmekten ziyade, belirsizlikler içinde düşünmeye teşvik ediyor.
Nergiz Yeşil’in sanatı, sürdürülebilirlik ve etik konularına da vurgu yaparak, sanatın doğayla olan ilişkisini sorguluyor. Onun eserleri, izleyicilere başka olasılıkları düşünme fırsatı sunuyor ve doğanın sunduğu olanakları keşfetmeye davet ediyor.




