Habip Aydoğdu’nun ‘Bir Rengin Tanıklığı’ sergisi, 13 Ocak – 22 Şubat 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.
Habip Aydoğdu, 13 Ocak – 22 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul’daki Brieflyart Sanat Galerisi’nde “Bir Rengin Tanıklığı” adını taşıyan kişisel sergisiyle sanatseverlerle bir araya geliyor. On yıl aradan sonra gerçekleşecek bu sergi, sanatçının eserlerinin derinliklerini ve renklerin anlamını keşfetme fırsatı sunuyor.
Aydoğdu, askerlik döneminde Mardin’in Nusaybin ilçesinde sanatını icra ederken, malzeme eksikliği nedeniyle resimlerini dolma kalem ve kırmızı mürekkeple yapmıştır. Bu durum, kırmızı renginin onun için yoklukla ilişkilendirilmesine neden olmuştur. Bu bağlamda, sanatçının kişisel hikayesi ve ülkesinin tarihi arasında bir köprü kurmak mümkündür.
Rus sanatçı Malevich için siyah, Amerikalı Rothko için mavi neyse, Türkiye’de Habip Aydoğdu için de kırmızı o kadar önemlidir. “Habip Kırmızısı” olarak adlandırılan bu renk, yokluktan doğan bir tesadüf olarak hem sanatçının hem de mecazın ifadesini taşır. Kırmızı, Aydoğdu’nun eserlerinde isyan, aşk, göç, savaş, sevgi, huzur, huzursuzluk, gurur, güç ve gizemin rengi haline gelmiştir.
Eğer bir rengin tanıklığından ya da Aydoğdu’nun bir renginin tanıklığından bahsedilecekse, o renk kesinlikle kırmızı olmalıdır: Istampa kırmızısı, koyu kırmızı ve kan kırmızısı gibi tonlar, ardından siyahın eklenmesiyle zenginleşir. Aydoğdu’nun resimlerindeki renk ve boşluk, sanatçının bakış açısını yansıtır. Boşluk, yaşanmamış bir zaman ve varlığın ötesini simgelerken; renk, mevcut anı ve insanın zihnindeki her türlü duyguyu ifade etme gücüne sahip bir olgudur.
Sergi için hazırlanan katalogda, sanat tarihçisi ve eleştirmen Nilgün Yüksel ile gazeteci ve sanat eleştirmeni Doğan Hızlan’ın yazıları yer alıyor. Yüksel, Aydoğdu’nun eserlerini şu şekilde tanımlar: “Aydoğdu’nun yaratımında boşluk, kompozisyonun ve renk anlatımının taşıyıcısıdır. Diğer renklerin eşlik ettiği eserlerinde kırmızı ve siyah, dramatik yoğunluğun ve duyumun temsilcisi olarak öne çıkmaktadır. Ani renk patlamaları ve jestüel ifadeler, ritmin belirleyicisi konumundadır. Anlatı, ifade ve devinimin iç içe geçtiği yüzeyler, yaşanmış ve yaşayan bir sahneye dönüşmektedir.”
Aydoğdu’nun resminde tanıklık, yalnızca sanatçının değil, aynı zamanda rengin tanıklığıdır. Renk, insanlığın resimle anlatıcılığının, düşünsel ve duyusal dünyasının dönüşümünü ve uygarlıkların bıraktığı izleri simgeler. Renk, insanlığın yürüyüşüne tanıklık eder ve binlerce duyumun, tonun ve nüansın en eski tanıkları kırmızı ve siyah olarak öne çıkar.
Sanatçı, bir söyleşisinde “Sanat bir eklemlenme süreci, hiçbir şey bir anda ortaya çıkmıyor, her şey birikerek dönüşüyor” sözleriyle sanatın doğurgan doğasını kendi üretimiyle göstermektedir. Önce yaşanmışlıkları ve yaşanmamışlıkları, zihnin karmaşasını ve duyguları tuvale aktarır; ardından onu “bir rengin tanıklığı” ile baş başa bırakır.
Sergi, 13 Ocak 2026 tarihinde sanatseverlerin ziyaretine açılacak ve 22 Şubat 2026 tarihine kadar, pazartesi günleri hariç, hafta içi ve cumartesi günleri 11.00 – 19.00, pazar günleri ise 13.00 – 19.00 saatleri arasında Brieflyart Sanat Galerisi’nde görülebilecek.




