Londra’nın En İyi Mekanları: Lezzet Rehberi

Londra’nın en iyi mekanları; yeni restoranlar, ikonik adresler, brunch durakları, kahveciler, publar ve dünya mutfaklarından seçkilerle bu rehberde.

Londra, sanat, moda ve tasarımın yanı sıra gastronomi alanında da dünyanın önde gelen merkezlerinden biri. Şehrin kozmopolit yapısı, Uzak Doğu’dan Güney Amerika’ya, Akdeniz’den İskandinavya’ya uzanan geniş bir mutfak yelpazesini aynı sokaklarda buluşturuyor. Lüks restoranlardan mahalle kafelerine, yaratıcı kokteyl barlarından geleneksel publara kadar Londra’da her zevke ve bütçeye uygun bir adres bulmak mümkün.

Bu rehberde Londra’nın en iyi mekanları; yeni açılan restoranlar, klasikleşmiş adresler, fine dining deneyimleri, brunch noktaları, kahve ve tatlı durakları ile farklı ülke mutfaklarından seçilmiş örnekler halinde ele alınıyor. Sürdürülebilir, vegan, bitki temelli ve çağdaş mutfak anlayışları da şehrin yemek kültüründeki çeşitliliği tamamlıyor.

Londra’nın yeni restoranları

Belgravia’daki The Emory Rooftop Bar, panoramik şehir manzarası ve Rémi Tessier imzalı zarif tasarımıyla günbatımı kokteylleri için öne çıkıyor. Knightsbridge’deki CLAP London ise canlı suşi ve robata tezgâhlarını, barı, lounge alanı ve terasıyla birleştiriyor; akşam saatlerinde resident DJ performansları mekâna gece kulübü enerjisi katıyor.

Soho’daki Flute, geniş terası, maksimalist iç dekorasyonu ve yenilikçi kokteylleriyle dikkat çekiyor. Aynı bölgede yer alan Alta, Rob Roy Cameron’un Bask mutfağından ve açık ateş tekniklerinden ilham alan menüsüyle öne çıkıyor. Kudu’nun Marylebone şubesi ise Peckham’daki Güney Afrika esintili yaklaşımı şehir merkezine taşıyor; odun kömüründe pişirilen et ve balıklar menünün temelini oluşturuyor.

Londra’nın ikonik restoranları

Notting Hill’deki The Princess Royal, şef Ben Tish’in Akdeniz yorumları ve yeşilliklerle çevrili bahçesiyle klasik pub anlayışına modern bir soluk getiriyor. Marylebone’un tarihi itfaiye binasında hizmet veren Chiltern Firehouse, restoranı ve oteliyle Londra’nın en bilinen sosyal buluşma noktalarından biri. Mekânın geçici olarak kapalı olduğu bilgisi de göz önünde bulundurulmalı.

Mayfair’in gösterişli adreslerinden Isabel, Güney Amerika ve Akdeniz mutfaklarını yaratıcı kokteyller, DJ performansları ve teatral dekorasyonla bir araya getiriyor. Shepherd Market’teki Kitty Fisher’s, sıcak ve loş atmosferiyle semtin ihtişamından uzak, samimi bir yemek deneyimi sunuyor. Mayfair’in köklü deniz ürünleri restoranı Scott’s ise oyster barı, şampanya seçkisi ve zarif balık menüsüyle klasikler arasındaki yerini koruyor.

Thames Nehri kıyısındaki The River Café, 1987’den bu yana günlük ürünlerle değişen İtalyan menüsü, bahçesi ve Michelin yıldızıyla Londra gastronomisinin simge adreslerinden. Risotto, taze peynirler, şarküteri, gelato ve sorbeler restoranın öne çıkan seçenekleri arasında.

Fine dining deneyimleri

Notting Hill’deki Core by Clare Smyth, mevsimsel ve sürdürülebilir ürünleri sebze odaklı bir yaklaşımla yorumlayan üç Michelin yıldızlı bir restoran. Yedi tabaklık tadım menüsü ve kapsamlı şarap seçkisi, rafine bir haute cuisine deneyimi arayanlara hitap ediyor. Shoreditch Town Hall’da yer alan The Clove Club ise Isaac McHale’in modern İngiliz mutfağı yorumunu açık mutfak ve mevsimsel tadım menüleriyle sunuyor.

Soho’daki Gauthier, dünyanın ilk Michelin yıldızlı vegan tadım menüsüne sahip restoranı olarak öne çıkıyor. Alexis Gauthier, Fransız mutfağının tekniklerini hayvansal ürünler kullanmadan yeniden ele alıyor. Mayfair’deki Michelin yıldızlı Hakkasan ise geleneksel Çin tekniklerini çağdaş sunumlarla birleştiriyor; güçlü atmosferi ve modern Uzak Doğu tasarımıyla Londra’nın en iyi mekanları arasında gösteriliyor.

Brunch için öne çıkan adresler

Avustralyalı şef Bill Granger’ın markası Granger & Co, Chelsea, Notting Hill, Clerkenwell ve King’s Cross’taki şubeleriyle özellikle hafta sonlarında yoğun ilgi görüyor. Ricotta hot cakes, çırpılmış yumurta ve mısır mücveti en çok tercih edilen seçeneklerden. Seven Dials ve Langham Place’teki Apple Butter Cafe ise ekmek üstü lezzetleri, smoothie kaseleri, sandviçleri ve zanaatkar kahveleriyle brunch tutkunlarını ağırlıyor.

Belgravia’daki Tomtom Cafe, doğal içeriklere dayanan hafif ve sağlıklı menüsüyle öne çıkarken Islington’daki De Beauvoir Deli, taze fırın ürünleri ve imza sandviçleriyle dikkat çekiyor. Notting Hill’deki Sunday in Brooklyn, Amerikan brunch kültürünü Londra’ya taşıyor. The Buttery ise butik otelin gizli bahçesinde klasik İngiliz kahvaltısını sakin bir atmosferde sunuyor.

Renkli sunumlarıyla bilinen Feya, vegan seçenekleri ve özel içecekleriyle sosyal medyada da ilgi gören bir adres. Islington’daki The Friends of Ours, sokak stili atmosferi ve zanaatkar kahveleriyle samimi bir başlangıç sunuyor. Canary Wharf’taki Feels Like June, California esintili tasarımı ve kokteylleriyle brunch deneyimini gün boyu süren bir buluşmaya dönüştürüyor.

Soho’daki Popina gün boyu kahvaltı ve brunch servisiyle, St Katharine Docks’taki White Mulberries ise marina manzarası ve ödüllü kahveleriyle öne çıkıyor. Neal’s Yard’da gizlenen 26 Grains, İskandinav sadeliğini İngiliz malzemeleriyle yorumlarken; Bill’s, ikonik pankekleri ve renkli dekorasyonuyla klasik bir seçenek sunuyor. Egg Slut’ın farklı şubelerinde servis edilen sosis, yumurta ve peynir sandviçleri ise hızlı ama doyurucu bir Londra atıştırmalığı arayanlara hitap ediyor.

Kahve ve tatlı durakları

Soho ve Notting Hill’deki Creme, fırından yeni çıkmış büyük kurabiyeleri ve taze dondurmalarıyla Londra’nın popüler tatlı adreslerinden. Kensington’daki Hjem, Danimarka esintili atmosferi, filtre kahveleri ve günlük hazırlanan tart ve fırın ürünleriyle mahalle kahvecisi sıcaklığını koruyor. 1871’den beri Soho’da hizmet veren Maison Bertaux ise el yapımı Fransız pastane ürünleriyle şehrin en köklü tatlı durakları arasında.

Le Deli Robuchon, Joël Robuchon’un mirasını fine patisserie anlayışıyla sürdürüyor; özellikle küp biçimindeki Le Cube kruvasanı öne çıkıyor. St. Mary Aldermary Kilisesi’nin içinde yer alan Host Cafe, gotik mimari ve vitraylar eşliğinde kahve içme fırsatı sunuyor. Mayville’deki Jolene Bakery, küçük üreticilerle çalışması ve günlük hazırlanan sürdürülebilir ürünleriyle dikkat çekiyor.

Dover Street Market’in üst katındaki Rose Bakery, sade atmosferi ve meşhur havuçlu kekiyle alışveriş molaları için ideal. New York çıkışlı Blank Street Coffee, turkuaz tasarımı, matcha içecekleri ve hızlı servis anlayışıyla Marylebone, Chelsea ve Soho’da hizmet veriyor. Covent Garden ve Belgravia’daki Chesnut Bakery ise ödüllü kruvasanları, günlük fırın ürünleri ve tüm gün brunch menüsüyle öne çıkıyor. Acai Berry Foods, taze meyveler ve granolayla hazırlanan acai kaseleriyle sağlıklı bir mola arayanlara seçenek sunuyor.

Geleneksel beş çayı deneyimi

Holborn’daki The Rosewood’un Mirror Room salonunda sunulan Art Afternoon Tea, güncel sergilerden ilham alan tasarım tatlılarıyla klasik beş çayını sanatla buluşturuyor. Mayfair’deki Claridge’s ise Art Deco dekorasyonu, canlı yaylı müzik ve Fransız pastacılığı dokunuşlarıyla İngiliz çayı geleneğinin en gösterişli örneklerinden birini yaşatıyor.

300 yılı aşkın geçmişe sahip Fortnum & Mason’ın Diamond Jubilee Tea Salon’u, piyano müziği, mini sandviçler, İngiliz muffinleri ve günlük tatlılarla zamansız bir deneyim sunuyor. The Zetter Townhouse ise şömineli salonu, klasik porselenleri, kişleri, scone’ları ve imza kokteylleriyle yağmurlu bir Londra öğleden sonrası için sıcak bir alternatif.

Dünya mutfaklarından seçkiler

Covent Garden’daki Din Tai Fung, ince hamurlu Xiao Long Bao mantılarıyla Tayvan mutfağının en bilinen temsilcilerinden. Soho’daki Yauatcha, modern Kanton mutfağını dim sum, kokteyl ve Uzak Doğu çaylarıyla yorumluyor. Piccadilly ve Covent Garden’daki Cicchetti, Venedik usulü küçük İtalyan tabaklarını paylaşım kültürüyle sunuyor.

Marylebone’daki Meraki, Ege esintili deniz ürünleri ve sebze tabaklarını DJ performansları eşliğinde servis ediyor. Chelsea’deki Dinings SW3 ise Japon misafirperverliği, suşi barı ve yeşillikler içindeki arka bahçesiyle daha sakin bir deneyim vadediyor. Londra’nın diğer dikkat çeken Asya adresleri arasında Dinings, Mr. Chow, Good Earth, Zuma, Nobu, Jugemu, Busaba, China Tang, Dishoom, Namlong, Park Chinois, Sexy Fish ve Hunan bulunuyor.

Fransız mutfağı için La Petite Maison, Relais de Venise ve Balthazar; Meksika mutfağı için Bodega Negra, Mestizo, Café Pacifico ve Taqueria öne çıkıyor. Hint ve Orta Doğu mutfağında Tamarind, Mint Leaf, Tayyab’s, Alounak ve Lahore Kebab House; İspanyol mutfağında ise Tendido Cero, Brindisa ve Sabor tercih edilebilir.

Ege ve Akdeniz mutfağını keşfetmek isteyenler Rüya, Hovarda, Nopi ve Mazi’ye yönelebilir. Peru mutfağında Coya, Rus mutfağında Marivanna dikkat çekiyor. İtalyan mutfağı için Scalini, Aglio e Olio, Ristorante Frescobaldi, Bocca di Lupo, Padella ve Cecconi’s; pizza için Pizza Metro, Pizzeria da Michele, Franco Manca ve Made in Italy & Napule öne çıkan seçenekler arasında.

Et, burger ve balık restoranları

Et severler için Goodmans, Hawksmoor, Gaucho, Guinea Grill ve Big Easy; burger için Meat Liquor, Burger and Lobster ve Bleecker Burger değerlendirilebilir. Balık ve deniz ürünlerinde ise Yunan mutfağından Milos ile Peru esintili Chicama öne çıkıyor.

Londra’daki Türk restoranları arasında The Counter, Zahter, Sofra, Rüya ve Yamabahçe öne çıkan adresler olarak sıralanıyor. Şehirde ayrıca fondü için St Moritz Restaurant ve tropikal Latin Amerika, Asya ve Akdeniz mutfaklarını bir araya getiren Amazonico da farklı deneyimler arayanlara hitap ediyor.

Publar ve üyelikli kulüpler

Geleneksel pub atmosferi arayanlar Kensington’daki Builders’ Arms ile Chelsea’deki The Phene’i değerlendirebilir. Londra gece hayatının seçkin adresleri arasında Annabel’s, Harry’s Bar, The Arts Club, George ve 5 Hertford Street bulunuyor. Bu mekânların bir bölümüne yalnızca üyeler veya üyelerin davetlileri kabul ediliyor; bazı adreslerde kıyafet kurallarına dikkat etmek gerekiyor.

Şehirdeki klasik restoranlar arasında Rules, Berner’s Tavern, Bluebird, Colbert, Ronnie Scott’s, Petersham Nurseries, The Wolseley, Spring, Novikov, My Old Dutch Pancake, The Ivy Collection ve Trivet de yer alıyor. Londra’nın en iyi mekanları arasında seçim yaparken rezervasyon koşullarını, güncel çalışma saatlerini ve restoranların geçici kapanış bilgilerini önceden kontrol etmek faydalı.

Londra’nın gastronomi sahnesi, köklü restoranlarla yeni nesil kahvecileri ve deneysel mutfakları aynı çatı altında buluşturuyor. Şehri ziyaret edenler, klasik bir beş çayından Michelin yıldızlı tadım menüsüne, sokak lezzetlerinden nehir manzaralı bir brunch’a kadar birbirinden farklı deneyimler yaşayabilir.

Kapak fotoğrafı: Isabel Mayfair

Londra mekan haritası

Londra’daki restoran, kafe, bar ve diğer gastronomi duraklarının konumlarını harita üzerinden inceleyerek seyahat planınızı oluşturabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu