Pınar Kanber’in ‘Martıların İstanbul’u’ Sergisi Kadıköy’de Açılıyor

Pınar Kanber’in ‘Martıların İstanbul’u’ sergisi, 28 Nisan-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında Kadıköy’deki Fular’t Sanat Evi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Pınar Kanber’in ‘Martıların İstanbul’u’ isimli resim sergisi, 28 Nisan-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında Kadıköy’deki Fular’t Sanat Evi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sanatçı, bu serisinde İstanbul’u sadece bir şehir manzarası olarak değil, gökyüzünde süzülen martıların tanıklığında bir hafıza alanı olarak ele alıyor.

İstanbul, kıyılarından, kubbelerinden ve gökyüzünde uçuşan kuşlarından okunabilen bir şehir. Kanber’in yeni sergisi de bu perspektiften yola çıkarak kente bakıyor. Sergi, İstanbul’un yalnızca dış görünüşüyle değil, birikmiş zamanı, taşıdığı sesleri ve hafızasıyla da derinlemesine inceliyor. Açılış, 28 Nisan Salı günü 18.00-20.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Pınar Kanber, uzun yıllardır sanatında yaşam, zaman ve hareket temaları üzerinde duruyor. Daha önce Anadolu’nun hareket kültürü ve göç belleği üzerine çalışmalar yapmış olan Kanber, bu kez yönünü İstanbul’a çeviriyor. Ancak onun İstanbul’u, basit bir kartpostal güzelliğinden çok daha fazlasını barındırıyor. Resimlerinde, şehir geçmişin katmanları, ayrılıklar, karşılaşmalar, geçmişteki vapurlar ve gökyüzünden her şeye tanıklık eden martılarla yeniden şekilleniyor.

Martılar, bu sergide yalnızca bir sembol değil; İstanbul’un üzerinde dolaşan kadim tanıklardır. Bizans döneminin yankılarından Osmanlı’nın mimari zenginliğine, limanlardan geçen gemilerin yüklediği vedalardan kıyılardaki gündelik yaşam kesitlerine kadar geniş bir hafızayı temsil ediyorlar. Kanber, bu tanıklığı renk ve hareketle görünür kılmaya çalışıyor.

Sergideki resimlerde vapurlar, kubbeler, kıyı çizgileri ve martılar belirgin bir şekilde öne çıkıyor. Ancak asıl dikkat çeken, bu unsurların bir manzara oluşturmak için değil, bir duygu alanı yaratmak amacıyla bir araya getirilmiş olması. Resimlerin yüzeyindeki renk patlamaları, akışkan fırça izleri ve belirip kaybolan mimari detaylar, İstanbul’un tek bir zamana ait olmayan ruhunu yakalamaya yönelik bir çaba sergiliyor. Kent, bu eserlerde sabit bir görüntü olarak değil; devinen, biriken, silinen ve yeniden hatırlanan bir hafıza olarak karşımıza çıkıyor.

Kanber’in resimlerinde hareket duygusu yeni bir kavram değil. Önceki çalışmalarında da yol, geçiş, iz ve süreklilik gibi unsurlar belirleyici olmuştur. ‘Martıların İstanbul’u’ ise bu temaların yeni bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Kervansarayların ve göç yollarının yerini, bu kez şehrin üzerinde çığlık çığlığa dolaşan martılar alıyor. Sanatçı, geçmişte sustuğu düşünülen seslerin yerini bugün hangi seslerin aldığını sorguluyor. Bu nedenle sergi, sadece İstanbul’u resmeden bir çalışma değil; aynı zamanda şehrin değişen hafızasına bir bakış açısı sunuyor.

1974 İstanbul doğumlu Pınar Kanber, 2004 yılında Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayan sanatçı, uzun yıllar boyunca kendi atölyesinde çocuklara ve yetişkinlere sanat eğitimi verdi; çeşitli kurumlarda ve sivil toplum kuruluşlarında sanat danışmanlığı yaptı. Avrupa Birliği projeleri koordine etti, yerel gazetelerde sanat yazıları kaleme aldı ve Vehbi Koç Vakfı’nda sanat yönetmenliği yaparak birçok kültür, sanat ve sosyal sorumluluk projesine katkıda bulundu. İşitme engellilerle kurduğu tiyatro kulübü, onun üretim alanını yalnızca tuvalle sınırlamayan önemli bir çalışma oldu. Kanber’in kervansaraylar üzerine yaptığı araştırmalar ve yazıları da dikkat çekmektedir. Sanatçı, çalışmalarını günümüzde Çanakkale’deki atölyesinde sürdürmektedir.

‘Martıların İstanbul’u’, kente bir kez daha bakmak isteyenler için yalnızca estetik bir sergi sunmuyor. Aynı zamanda İstanbul’un üzerinde dolaşan, her döneme bir yerinden değmiş o eski tanıklığı hatırlatıyor. Çünkü bazı şehirler, yalnızca sokaklarıyla değil, hafızalarında dolaşan seslerle de varlık gösterir. Bu sergide o sesin adı biraz da martı oluyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu