14 yaşındaki futbolcusuna cinsel istismar suçlamasıyla tutuklanan antrenörün ağabeyinin, 2003’te 13 yaşındaki Hilal Karaçar’ın ölümüne neden olduğu ortaya çıktı.
İstanbul 1. Amatör Ligi ekiplerinden Kadırga Spor’un eski altyapı antrenörü O.P., 14 yaşındaki futbolcusuna yönelik cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandı. Mağdur çocuk ve ailesinin şikâyeti üzerine ağustos ayının başında gözaltına alınan O.P., işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.
Mağdur çocuk ifadesinde, O.P.’nin mart ayında kendisini evine götürerek istismarda bulunduğunu anlattı. Tehdit edildiğini belirten çocuk, yaşadıklarını bu nedenle uzun süre kimseye söyleyemediğini ve O.P.’nin olaydan sonra da kendisiyle görüşmeye çalıştığını ifade etti. Türkiye Futbol Federasyonunun internet sitesindeki bilgilere göre O.P.’nin Kadırga Spor’daki görevi, olayın ortaya çıkmasından yaklaşık bir ay önce, 30 Haziran’da sona erdi.
Antrenörün ağabeyi yıllar önceki cinayetle gündeme gelmişti
Antrenörün ağabeyi A.H.P.’nin de 2003 yılında İstanbul’da yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın faili olduğu ortaya çıktı. 6 Mayıs 2003’te, 13 yaşındaki Hilal Karaçar’ın cansız bedeni İstanbul Gültepe’de, evine yaklaşık 300 metre uzaklıktaki boş bir arsada bulundu.
Çağlayan İlköğretim Okulu öğrencisi Hilal’in arkadaşları, olaydan yaklaşık beş ay önce mahalleye taşınan 47 yaşındaki marangoz A.H.P.’nin kendileriyle yakından ilgilendiğini ve ücretsiz malzeme verdiğini polise anlattı. İlk ifadesinde suçlamaları reddeden A.H.P., cinayetle ilgisi olmadığını savundu.
Atölyedeki deliller soruşturmanın seyrini değiştirdi
Gözaltı süresinin dolmasının ardından serbest bırakılan A.H.P.’nin marangoz atölyesinde kan izlerine rastlandı. Bu izlerin Hilal Karaçar’ın kanıyla eşleşmesi ve çocuğun sarılı bulunduğu kanlı battaniyenin de atölyede ele geçirilmesi üzerine A.H.P. yeniden gözaltına alındı.
Yaklaşık bir hafta boyunca bulunamayan A.H.P., fotoğrafının basında yayımlanmasının ardından 15 Mayıs 2003 sabahı Şişli Adliyesi’ne teslim oldu. Firari olduğu sırada Samsun’a gittiği ve tanınmamak için bıyıklarını kestiği belirlendi.
Mahkeme 24 yıl hapis cezası verdi
A.H.P., teslim olduktan sonra verdiği ifadede Hilal’in iş yerine ödev yaptırmak için geldiğini, çalışanlar ayrıldıktan sonra birlikte yemek yediklerini söyledi. Ardından çocuğa yönelik cinsel istismar girişiminde bulunduğunu, Hilal’in direnmesi sırasında başını mobilya makinelerine çarptığını ve olayın bu şekilde gerçekleştiğini öne sürdü.
A.H.P., çocuğun cansız bedenini battaniyeye sararak yakındaki arsaya bıraktığını, atölyedeki battaniyenin polis tarafından alındığını görünce paniğe kapılıp kaçtığını anlattı. Tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderilen A.H.P. hakkında hazırlanan adli tıp raporunda, Hilal Karaçar’ın beyin travması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi.
28 Eylül 2004’te karara bağlanan davada A.H.P., “kasten öldürme” suçundan 24 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, suçun işleniş biçimi ile sanığın olay sonrasındaki tutumunu dikkate alarak cezada indirim yapılmasına yer olmadığına hükmetti.
A.H.P.’nin cezaevinden çıktıktan sonra 14 Nisan 2024’te hayatını kaybettiği belirtildi.
Hilal Karaçar’ın ölümü büyük üzüntü yaratmıştı
13 yaşında yaşamını yitiren Hilal Karaçar’ın ölümü, kamuoyunda büyük üzüntüye yol açmış ve çocukların güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirmişti. Beş kardeşin en küçüğü olan Hilal’e ailesi “Minik” diye sesleniyordu. Hilal’in büyüdüğünde deniz subayı olmak istediği aktarıldı.
Hilal Karaçar’ın hayranı olduğu ve kendisine mektuplar yazdığı şarkıcı Teoman da cinayetin ardından aileyi ziyaret etmişti.




