İş Kültür Eylül kitapları arasında çağdaş romanlardan tarih araştırmalarına, Türk edebiyatı klasiklerinden çocuk yayınlarına yeni eserler bulunuyor.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, eylül ayında Çağdaş Dünya Edebiyatı, 21. Yüzyıl Kitaplığı, Türk Edebiyatı Klasikleri ve İnceleme-Araştırma-Tarih dizilerinden yeni eserleri yayımladı. İş Kültür Eylül kitapları, roman, tarih ve düşünce alanlarında farklı okur gruplarına sesleniyor.
Çağdaş Dünya Edebiyatı
Therese Bohman’ın Yonca Mete Soy çevirisiyle yayımlanan Andromeda adlı romanı, İsveç’in önde gelen yayınevlerinden birinde stajyer olarak çalışmaya başlayan genç bir kadınla, yayınevinin eski parlak günlerini geride bırakmış deneyimli yöneticisi Gunnar’ın ilişkisini anlatıyor. Kuşak ve statü farkına rağmen bu iki yalnız karakteri bir araya getiren ortak payda, edebiyata duydukları güçlü bağlılık.
Bohman, romanında yayıncılık dünyasındaki dönüşümü; sınıf ve kuşak çatışmaları, modern ilişkiler ve kültür sanat alanındaki değişimle birlikte ele alıyor. Andromeda, edebiyatın insanları buluşturma gücünü ve ilişkilerin karmaşık yapısını melankolik bir anlatımla işliyor.
21. Yüzyıl Kitaplığı
Arnaud Orain’in Alp Tümertekin çevirisiyle okura ulaşan El Konulan Dünya – Sonluluk Kapitalizmi Üzerine Deneme (16.-21. Yüzyıllar) adlı çalışması, kapitalizmin sınırsız büyüme fikrinden kaynakların denetimine dayalı bir düzene nasıl evrildiğini inceliyor.
Orain, deniz yollarının kontrolünden stratejik hammaddelere, büyüyen tekellerden şirketlerin devlet benzeri roller üstlenmesine kadar uzanan gelişmeleri “sonluluk kapitalizmi” kavramı çerçevesinde değerlendiriyor. Kitap, 16. yüzyılın denizci imparatorluklarından 1880-1945 arasındaki emperyal rekabete ve günümüzün lojistik ağlarına uzanan tarihsel sürekliliği ele alıyor. İklim değişikliği, enerji dönüşümü ve stratejik geçiş yolları da bu kapsamda incelenen başlıca konular arasında yer alıyor.
Türk Edebiyatı Klasikleri
Saffet Nezihi’nin 1901’de İkdam gazetesinde tefrika edilen ve Adem Koltukoğlu tarafından günümüz Türkçesine uyarlanan Teehhül Âleminde – Evlilik Hayatı adlı romanı, eski İstanbul’un konak yaşamını ve aile ilişkilerini merkezine alıyor.
Eserde, paşazade bir mirasyedi olan Fahima Sıtkullah Efendi’nin başarısız evlilikleri üzerinden yanlış seçimlerin birey ve toplum üzerindeki etkileri anlatılıyor. İlk evliliğinin ardından Beyoğlu’nda savruk bir hayat süren Fahima Efendi, annesinin ısrarıyla ikinci kez evleniyor; ancak kültür düzeyi kendisinden yüksek olan eşiyle de uyum sağlayamıyor. Daha sonra genç Nigâr’la yaptığı evlilik, alafrangalık merakı, savurganlık ve yaş farkının belirginleştirdiği çatışmalarla yeni bir döneme giriyor. Roman; aşk, çıkar, gösteriş ve aile bağları arasındaki gerilimi güçlü kadın karakterler ve canlı diyaloglarla yansıtıyor.
İnceleme, araştırma ve tarih
Beshara Doumani’nin Bahar Tırnakcı çevirisiyle yayımlanan Osmanlı Döneminde Filistin adlı kitabı, Filistin toplumunun Osmanlı yönetimi altındaki sosyal tarihini ele alıyor. Çalışma, Filistinlilerin topraklarıyla, birbirleriyle ve çevre bölgelerle kurduğu ilişkilerin sonraki dönemlerdeki etkilerine odaklanıyor.
Doumani, özellikle Nablus bölgesine yoğunlaşarak aile arşivleri ve şeriye sicilleri gibi birincil kaynaklardan yararlanıyor. Tekstil, zeytinyağı ve sabun üretimiyle ticaretindeki değişimleri inceleyen yazar; 18. ve 19. yüzyıllarda kır-kent ilişkilerini, Osmanlı düzenini ve Avrupa’nın ekonomik yayılmasını birlikte değerlendiriyor. Tüccar ailelerin ticari ağları ve siyasi bağlantıları üzerinden bölgedeki kültürel, ekonomik ve toplumsal dönüşümün izlerini sürüyor.
Choon Hwee Koh’un Tansel Demirel çevirisiyle yayımlanan İmparatorluk Postası – Osmanlı’da Posta Nasıl Kamu Hizmetine Dönüştü? adlı kitabı ise Osmanlı’nın menzil ve ulak sisteminin 1500-1840 yılları arasındaki gelişimini inceliyor.
Koh, başlangıçta saray ve devlet haberleşmesine hizmet eden askeri ağın zamanla halka açık bir kamu hizmetine dönüşmesini arşiv belgeleri üzerinden anlatıyor. Osmanlı kronikleri, fermanlar, mahkeme kararları ve mali kayıtlar; menzil sisteminin işleyişi, ulak trafiğinin denetimi ve bu süreçte oluşan yeni kayıt ve muhasebe uygulamaları hakkında bilgi sunuyor. Kitap, 1840’ta Posta Nezareti’nin kurulmasına ve Tanzimat reformlarına uzanan altyapının nasıl oluştuğunu ortaya koyuyor.




