Arnavutköy Amerikan Kız Koleji mezunları, 1966’dan yıllar sonra Bizimtepe’de buluştu. Gecede geçmiş anılar ve Beethoven’ın 9. Senfonisi öne çıktı.
1966 yılında Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nden mezun olanlar, geçen hafta Bizimtepe’deki yerleşkede bir araya geldi. Aradan geçen yıllar, sınıf arkadaşlarını 80 yaşın üzerine taşımıştı. Buluşmaya Türkiye’nin farklı kentlerinden ve Amerika’dan gelenlerin yanı sıra, sağlık sorunlarına rağmen hastane yatağından kalkarak katılan bir mezun da oldu.
Mezunların öğrencilik döneminde kolej eğitimi dört yıl sürüyordu. İlk iki yıl hazırlık sınıfı olarak geçiyor, son sınıfta ise öğrenciler ilgi alanlarına göre drama, felsefe ve çağdaş Türk edebiyatı gibi seçmeli dersler alıyordu. Bu yönüyle okul, iki yıllık yüksekokul modeline benzer bir eğitim veriyordu. Amerika’ya giden mezunlar, iki yıl daha okuyarak üniversite eğitimlerini tamamlıyordu.
Yıllar sonra yeniden buluşan arkadaşlar, kısa sürede eski günlerin atmosferine döndü. Öğretmenlerinin sınıfta yaptıkları, Robert Koleji’nde okuyan gençlerle yaşanan flörtler ve sonrasında şekillenen hayatlar sohbetlerin başlıca konuları arasındaydı. Bazıları eski sevgilisiyle evlenmiş, bazıları eşini erken yaşta kaybetmiş, bazıları ise eşleriyle birlikte yaşlanmıştı.
Bir dönem genç kız olan mezunların kimi saçlarını beyaz bırakmış, kimi ise yılların etkisiyle değişen görünümüne rağmen eski arkadaşları tarafından aynı sıcaklıkla karşılanmıştı. Yaklaşık iki saat süren buluşmada katılımcılar neredeyse hiç oturmadı; birbirlerinden herhangi bir anıyı kaçırma endişesiyle sürekli sohbet etti. Sınıf arkadaşları, organizasyonu gerçekleştiren Sedef ve Münire’ye teşekkürlerini iletti.
Beethoven’ın 9. Senfonisi büyük beğeni topladı
Cumartesi akşamı seslendirilen Beethoven’ın 9. Senfonisi de gecenin öne çıkan sanat etkinliklerinden biri oldu. Eseri dinleyemeyen sanatseverler için önümüzdeki günlerde birkaç temsil daha gerçekleştirilecek.
Konseri şef İbrahim Yazıcı yönetti. Hacettepe Üniversitesi Sanat Teşvik Ödülü’nün sahibi olan Yazıcı, 2005’te İtalya Cumhurbaşkanı tarafından “Cavalleria della Soliderita” şövalyelik unvanıyla onurlandırıldı. Şef ayrıca 2012 yılında “Yılın Orkestra Şefi” dalında Donizetti Ödülü’ne layık görüldü.
Türk bestecilerin eserlerini repertuvarına almasıyla da tanınan Yazıcı, birçok genç bestecinin yapıtının ilk seslendirmesini gerçekleştirdi. Ahmed Adnan Saygun ve Muammer Sun’un koro eserleri ile Fazıl Say’ın Nâzım Oratoryosu, Metin Altıok Ağıtı ve Fenerbahçe Senfonisi’nin CD ve DVD kayıtlarında da imzası bulunuyor. Konser sırasında yaptığı açıklamalarla, salonun akışını bozabilecek gereksiz alkışların önüne geçmesi de dikkat çekti.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin 1999’dan bu yana başkemancılığını sürdüren Oleksandr Samoylenko da gecenin önemli isimleri arasındaydı. Başkemancının, orkestranın ilk sesini ve şefin en önemli destekçisini temsil ettiği vurgulandı.
Eserde soprano Dilruba Bilgin Akgün, mezzosoprano Aylin Ateş, tenor Berk Dalkılıç ve basbariton Burak Bilgili solist olarak sahne aldı. Başarılı ekip, eserin tamamlanmasının ardından dakikalarca süren alkışlarla ödüllendirildi.




