Gülsen Tuncer hayatını kaybetti: Sanat dünyası yasta

Usta oyuncu Gülsen Tuncer, 81 yaşında hayatını kaybetti. Tiyatro, sinema, televizyon ve radyoda iz bırakan sanatçının kariyeri ve ödülleri.

Türk tiyatro ve sinemasının deneyimli sanatçılarından Gülsen Tuncer, 81 yaşında hayatını kaybetti. Kısa süre önce kendisine 4. evre beyin kanseri teşhisi konulduğu öğrenilen oyuncu, tiyatro sahnelerinden sinema ve televizyon ekranlarına uzanan kariyeri boyunca çok sayıda yapımda görev aldı. Tuncer, özellikle Aşk-ı Memnu dizisinde canlandırdığı Arsen Ziyagil karakteriyle geniş bir izleyici kitlesinin hafızasında yer etti.

Gülsen Tuncer’in sanat yaşamı

1945’te Adana’da doğan Gülsen Tuncer, İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Profesyonel oyunculuk kariyerine 1968 yılında Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda sahnelenen Zilli Zarife oyunuyla adım atan sanatçı, ilerleyen yıllarda oyunculuğun yanı sıra tiyatro yöneticiliği, yapımcılık, sanat yönetmenliği ve eğitmenlik de yaptı.

Tuncer, sanat çalışmalarını yalnızca sahne ve kamera önüyle sınırlamadı. Dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan’ın kültür danışmanlığını üstlenen sanatçı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tepebaşı Sahnesi ile Ankara Çağdaş Sahne’de yöneticilik görevlerinde bulundu. Ayrıca Teos Antik Kent Kazıevi yöneticiliği ve Edirne Kadın Filmleri Festivali danışmanlığı yaptı.

TRT İstanbul Radyosu’nda şiir, radyo tiyatrosu ve kültür programlarında görev alan Tuncer; Türkiye’nin farklı kentlerinde ve yurt dışında tek kişilik okuma tiyatroları, şiir dinletileri ve müzikli gösteriler gerçekleştirdi.

Yaklaşık 80 film ve dizide rol aldı

Gülsen Tuncer, sanat hayatı boyunca 80’e yakın film ve dizide kamera karşısına geçti. Bunun yanında 40’tan fazla yapımda kamera arkasında görev aldı. Kopuk, Harakiri, At, Ölmez Ağacı, Dağınık Yatak, Asılacak Kadın, Çağdaş Bir Köle, Fatmagül’ün Suçu Ne?, Afife Jale, Gramofon Avrat, On Kadın, İpekçe, A Ay, Berdel, İlk Aşk, Solgun Bir Sarı Gül, Sinema Bir Mucizedir ve Suna, rol aldığı yapımlar arasında yer aldı.

Televizyon izleyicisinin karşısına ise Üç İstanbul, Bugünün Saraylısı, Çalıkuşu, Aşk-ı Memnu ve Fazilet Hanım ve Kızları gibi dizilerle çıktı.

Ödüllerle taçlanan kariyer

Oyunculuk performanslarıyla çeşitli ödüllere layık görülen Tuncer, Suna filmiyle 2008 Sadri Alışık Ödülleri’nde, Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu ile 1991 Antalya Film Festivali’nde, Bir Tren Yolculuğu ile de 1989 Ankara Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

İstanbul Film Festivali Onur Ödülü ve Bilge Olgaç Başarı Ödülü’nün yanı sıra farklı kurumların onur ödüllerine de değer görülen sanatçı, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, TÜRSAK ve Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde ders verdi. Tuncer bu kurumlarda oyunculuk, sahne estetiği, tiyatro tarihi ve dramaturji alanlarında eğitim verdi.

Yarım yüzyılı aşan kariyerinde tiyatro, sinema, televizyon ve radyo alanlarında üretim yapan Gülsen Tuncer, çok yönlü çalışmalarıyla Türk sanat dünyasında kalıcı bir iz bıraktı.

Altın Portakal kortejinde Filistin mesajı

Gülsen Tuncer, 2024’te düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin açılış kortejine, üzerinde Filistin bayrağı amblemi bulunan kefiyeyle katıldı. Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada sanatçı, Orta Doğu’da yaşananlara dikkat çekmek istediğini belirterek festival yolculuğunda bavuluna koyduğu ilk eşyanın kefiye olduğunu söylemişti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu