Şirketler Neden Daha Çok Harcıyor Ama Kazanamıyor?

Şirketler büyümek için daha fazla harcasa da her zaman daha çok kazanamıyor. Uzmanlar, doğru strateji ve verimlilikle kârlılığın artırılabileceğini belirtiyor.

Türkiye’de ve dünyada her yıl çok sayıda girişim, pazardaki gerçek ihtiyacı doğru okuyamadığı veya yanlış önceliklere yöneldiği için faaliyetlerini sürdüremiyor. CB Insights verileri, başarısız girişimlerin yüzde 42’sinin pazarda karşılık bulamayan ürün ya da hizmetler nedeniyle kapandığını ortaya koyuyor. Harvard araştırmalarına göre ise girişimlerin yüzde 75’i finansal hedeflerine ulaşamadığı için başarısız oluyor.

Rekabet koşulları ağırlaşırken şirketlerin büyüme amacıyla kullandığı araçlar da çeşitleniyor. Yapay zekâ, dijital pazarlama ve e-ticaret, işletmelerin müşterilerine ulaşma biçimini dönüştürüyor. Bu alanlara ayrılan bütçeler de hızla yükseliyor. IAB Europe’un AdEx Benchmark 2025 raporuna göre Avrupa dijital reklam pazarı, 2025 yılında yüzde 10,5 büyüyerek 131 milyar avroya ulaştı. Türkiye pazarı ise avro bazında yüzde 37 büyüdü ve Avrupa’nın en hızlı gelişen pazarlarından biri olarak en büyük altı dijital reklam pazarı arasında yer aldı.

Ancak daha yüksek bütçeler ve daha fazla kaynak, tek başına gelir artışı sağlamıyor. Şirketler çoğu zaman yatırımlarını doğru alanlara yönlendiremediği, müşterinin asıl ihtiyacını yeterince analiz edemediği veya sürdürülebilir bir iş modeli kuramadığı için beklediği sonucu alamıyor.

Chartered Institute of Marketing üyesi iş dönüşüm mimarı Mehmet İ. Aydın, Ceres Yayınları tarafından yayımlanan “Daha Az Çalış Daha Çok Kazan” kitabında bu soruna odaklanıyor. Aydın, sahada test edildiğini belirttiği 137 iş modeli ve KAGAPSO yaklaşımı üzerinden, işletmelerin yalnızca daha fazla çalışmak yerine kaynaklarını daha isabetli stratejilerle kullanarak verimlilik ve kârlılıklarını artırabileceklerini savunuyor.

Aydın’a göre işletmelerde sık görülen tablo; yoğun reklam çalışmaları, aralıksız telefon trafiği ve bitmeyen bir koşuşturma olmasına rağmen ay sonunda beklenen kazancın elde edilememesi. Bu durumda ilk başvurulan yöntem genellikle bütçeyi artırmak veya çalışanlardan daha yüksek performans beklemek oluyor. Ancak mevcut sistemdeki temel sorunlar çözülmeden yapılan ek harcamalar, kalıcı bir sonuç üretmeyebiliyor.

Şirketler gelirlerini yalnızca anlık reklam sonuçlarına ya da tek seferlik satışlara dayandırdığında, her yeni döneme yeniden başlamak zorunda kalabiliyor. Aydın, KAGAPSO yaklaşımının bu noktada devreye girdiğini belirterek asıl hedefin daha fazla çaba harcamak değil, doğru müşteriyi uygun teklifle buluşturan ve düzenli biçimde işleyen bir sistem kurmak olduğunu ifade ediyor. Kitapta, işletmelerin iş yapış biçimlerini yeniden ele alarak kaynaklarını daha yüksek kârlılığa dönüştürebilmeleri için bir yol haritası sunuluyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu